Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2016/10733 E. 2016/7203 K. 26.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10733
KARAR NO : 2016/7203
KARAR TARİHİ : 26.10.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

1-Sanık … müdafiinin vekillikten istifa ettikten ve istifası sanığa tebliğ edildikten sonra sanığı temsil hak ve yetkisi bulunmadığı cihetle, yeni bir vekaletname sunmaksızın yaptığı 04.6.2010 günlü temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gerekli 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanıklar … ve …’in resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suça konu İstanbul 34. Noterliğinin 02.03.2005 günlü araç satış vekaletnamesinin “kanun hükmü gereği sahteliği sabit olana kadar geçerli belgelerden” olması nedeniyle sanıkların eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nun 342/2. maddesindeki (5237 sayılı TCK’nun 204/1-3. mad.) suçu oluşturacağı gözetilmeden 342/1. maddesi gereğince eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine uygun olarak somut karşılaştırma yapılmaması isabetsizliği ise 765 sayılı TCK’nun 342/2, 80 ve 59 ile 765 sayılı TCK’nun 204/1-3, 62 maddelerine göre 765 sayılı TCK’nun 342/1, 80 ve 59. maddeleri uyarınca tayin olunan sonuç ceza açıkça lehe olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklara yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, temel cezayı teşdit gerekçesi, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiriler dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
3-Sanıklar … ve …’in nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, 02.03.2005 suç tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 26.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.