Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2016/2350 E. 2016/7169 K. 24.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2350
KARAR NO : 2016/7169
KARAR TARİHİ : 24.10.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet
HÜKÜM : Beraat

1- Sanık hakkında 2006 takvim yılında sahte fatura kullanmak suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Tebliğnamedeki, suçun zamanaşımına uğradığı yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı mahkemece dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Sanık hakkında 2005 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Sahte belge düzenleme suçlarında suç tarihi düzenlenen enson belge tarihi olacağından, vergi suçu raporu ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde, 2005 takvim yılında düzenlendiği iddia edilen faturalardan somut olarak bahsedilmemesi ve fatura asılları ya da onaylı örneklerinin dosya arasında olmaması karşısında, sanık lehine olarak 2005 yılında düzenlenen faturaların 01.06.2005 tarihinden önce düzenlendiğinin kabulü ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen 2005 takvim yılında sahte fatura kullanmak” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 24.10.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.