YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10350
KARAR NO : 2016/7306
KARAR TARİHİ : 02.11.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanmak
HÜKÜM : Mahkumiyet
Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
I- Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin 05.10.2015 gün 2013/13933 E. 2015/29146 K. sayılı ilamında “sanığın idari para cezası yaptırımı gerektiren kabahat niteliğinde olan eylemi nedeniyle 20.10.2008, 23.11.2008, 13.01.2010, 01.04.2010, 27.06.2010 tarihli olarak 5 kez Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanağının düzenlenmesi sırasında sahte belge göstererek kimliği hakkında yalan beyanda bulunmaktan ibaret eyleminde iftira suçunun oluşmayacağı, resmi belgenin düzenlenmesinde memura yalan beyan suçunun oluşacağı ve 20.10.2008, 23.11.2008 tarihli tutanaklar yönünden kendi içinde 5237 sayılı TCK’nun 206/1, 43/1. maddeleri, 13.01.2010, 01.04.2010, 27.06.2010 tarihli tutanaklar yönünden kendi içinde 5237 sayılı TCK’nun 206/1, 43/1. maddeleri uyarınca hüküm kurulması gerektiği” belirtilmesine rağmen iki kez TCK.nun 206/1, 43/1 maddeleri uyarınca hüküm kurulması yerine bir kez TCK.nun 206/1, 43/1 maddelerinin sanık hakkında uygulanması suretiyle eksik ceza tayini yasaya aykırı,
II- Gerekçeli karar başlığında suç adının yanlış, suç tarihlerinin eksik gösterilmesi,
III- Adli emanetin 2011/2853 sırasında kayıtlı trafik ceza tutanakları hakkında bir karar verilmemiş olması,
IV- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar, alt soyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonuç ceza miktarı itibariyle 25.07.2011 tarih 2011/291 E. 2011/317 K. sayılı hükme göre kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 02.11.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.