YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/13919
KARAR NO : 2016/12648
KARAR TARİHİ : 09.11.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesi ile; davalı kurumun … 8. İcra Müdürlüğünün 2010/12090 Esas sayılı dosyası ile 67.757,31 TL’nin tahsili için icra takibi başlattığını, müvekkilinin ödeme emrine süresi içinde itirazda bulunarak takibi durdurduğunu, davalı kurumun 2009 yılının 10. ayından itibaren özelleştirme kapsamında ihaleyi aldığını, geçmiş dönem alacağı tahsil etme yeksinin olmadığını, müvekkilinin icra takibine itiraz etmediği kısmı da icra dosyasına ödediğini, davalı kurumun itiraz edilen kurum için aradan yaklaşık 8 ay geçtikten sonra … 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/342 E. sayılı dosyası ile itirazın iptali davasını açtıklarını belirterek neticede müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile %40’dan az olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iş bölümü ve derdestlik itirazında bulunarak, dava konusu faturanın davalı şirkete ait olup, davacı tarafın borçlu olduğunu, davacı tarafça takip konusu alacağın özelleştirme öncesine ait olduğu iddia edilmiş ise de takibe konu faturaların devir tarihinden sonraki döneme ait olduğunu belirterek davanın reddi ile davacı aleyhine %40 dan aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; … 2. İcra Müdürlüğünün 2010/13090 E. sayılı takipte alacaklı …’a takip borçlusu davacı …’nın muaccel borcunun sabit olduğu anlaşıldığından açılan menfi tespit davasının reddine, İİK 72/5.md. gereğince takip haklı olup borçlu kötü niyetli olmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda; davalı … vekili tarafından … 8. İcra Müdürlüğünün 2010/12090 E. sayılı dosyası ile 67.757,31 TL’nin tahsili amacıyla davacı aleyhine icra takibi başlatılmış, davacı vekilinin itirazı ile takip durmuş, bunun üzerine davalı … vekili tarafından 11.07.2011 tarihinde takibe vaki itirazın iptali davası açılmıştır. Temyize konu iş bu dosyada ise; davacı tarafından 26.08.2011 tarihinde açılan dava ile, … 8. İcra Müdürlüğünün 2010/12090 E. sayılı takip dosyasında borçlu olunmadığının tespiti talep edilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 166/1. maddesine göre; ”Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar”
Yine aynı hükmün 4. bendine göre; ”Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır.”
Somut olayda; davalı … vekili tarafından açılan itirazın iptali davası ile temyize esas olan iş bu davanın, konusu ve taraflarının aynı olduğu, dolayısıyla HMK’nun 166. maddesi anlamında aralarında irtibat bulunduğu ilk açılan davada verilecek hükmün sonraki davayı etkileyeceği açıktır.
O halde mahkemece; davanın, ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilmesine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girerek, yukarıdaki gibi hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.