YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/6174
KARAR NO : 2016/7317
KARAR TARİHİ : 02.11.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
I-Sanıklar … ve … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılama, toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, oluş ve soruşturma sonucuna uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin bulunmadığı takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık … müdafii ve …’ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
II- Sanıklar … ve … hakkında dolandırıcılık suçundan verilen hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.03.1998 gün, 50/105, 01.06.1999 gün, 137/146, 10.10.2000 gün, 175/193, 23.10.2001 gün, 226/227 ve 30.05.2006 gün 173/145 sayılı kararlarında ve benzer nitelikteki içtihatlarında açıklandığı üzere; 5271 sayılı CMK’nun 225. maddesi uyarınca hükmün konusu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, bir olayın açıklanması sırasında başka bir fiilden bahsedilmesi o konuda da dava açıldığı anlamına gelmeyeceği, … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2012/38444 esas sayılı iddianame ile sanıklar … ve …’ın birlikte hareket ederek 11 adet sahte kefil imzalı senet düzenlemek suretiyle üzerlerine atılı eylemi gerçekleştirdiklerinden bahisle sanıkların eylemlerine uyan TCK.nun 204/1, 43. maddeleri uyarınca resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı ve tavsifi yapılan bu suçla bağlı kalınarak yargılamaya devamla karar verilmesi gerektiği, sevk ve tavsife göre, “nitelikli dolandırıcılık” suçundan açılmış dava bulunmadığı, ayrıca her iki suçun da birbirlerinden ayrı ve bağımsız suçlar olduğu gözetilmeden, iddianamedeki anlatım dışına çıkmak suretiyle yazılı şekilde sanıklar hakkında “dolandırıcılık” suçundan da hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık … müdafii ve …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.11.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.