YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/32031
KARAR NO : 2016/16252
KARAR TARİHİ : 11.10.2016
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
YARGITAY İLAMI
Davacı vekili. Dairemizin 08.02.2016 gün ve 2015/25368 – 2016/1897 E.K sayılı Ret kararının maddi hataya dayandığını ileri sürerek, maddi hatanın giderilmesi isteğinde bulunmuştur.
Dairemiz kararında maddi hata yapıldığına dair dilekçede özetle; kısmi davada kesinlik sınırının dava edilen miktara göre değil alacağın tamamına göre belirlendiğinden ve bilirkişi tarafından 2120,50 TL alacak hesap edilip ve bu miktar kesinlik sınırın üstünde olduğundan kararın bozulması gerekirken hatalı gerekçeyle karar tarihinde hüküm kesinlik niteliği taşıdığından temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesinin maddi hataya dayandığı belirtilmiştir.
Dosya ve ekleri ile davacı vekilinin maddi hata talepli dilekçesinin incelenmesinde; davacının davalı iş yerinde 16.08.2006 tarihine kadar çalıştığı ancak bir kısım yıllara ait yıllık izin ücretlerini alamadığını iddia ederek dava açtığı, mahkemece davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verildiği ve davacı vekilinin temyiz talebi ile Dairemizin 02.10.2013 günlü ve 2013/9784 E. 2013/16021 K. sayılı ilamı ile davacının 18.10.2010 tarihinde davayı açması nedeni ile 5 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından esasa girilerek inceleme yapılması gerekirken davanın zamanaşımından reddine karar verilmesi hatalı olduğu gerekçesi ile kararın bozulduğu ve bozma sonrasında mahkemece bozmaya uyularak bilirkişi raporu aldırılarak bilirkişice davacının net 2120,50 TL yıllık izin alacağı bulunduğunun tespit edildiği ve mahkemece 03.02.2015 tarihli karar ile taleple bağlı kalınarak 150,00 TL yıllık izin ücretinin hüküm altına alındığı anlaşılmıştır. Daha sonra taraf vekillerince 03.02.2015 tarihli kararın temyiz edildiği, davacının dava dilekçesindeki taleplerini 2120,50 TL olarak ıslah ettikleri halde mahkemece ıslah dilekçelerinin dikkate alınmayarak dava dilekçesindeki talepleri ile bağlı kalınarak karar verildiği itirazları ile temyiz dilekçesi sunduğu ve Dairemizin 08.02.2016 gün ve 2015/25368 – 2016/1897 E.K sayılı ilamı ile davacı tarafından temyize konu edilen miktar 1970,50 TL, davalı tarafından temyize konu edilen miktar ise 150,00 TL olduğundan ve 2015 yılında mahkemelerce verilen kararların temyize konu edilebilmesi için 2080,00 TL’sini geçmesi gerekeceğinden karar tarihi itibari ile hüküm kesinlik taşıdığından tarafların temyiz dilekçelerinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosya ve eklerinin yeniden incelenmesinde; dosyanın bozma sonrası yapılan yargılamasında mahkemece bozma ilamına uyularak bilirkişi raporu aldırıldığı ve bilirkişice net 2120,50 TL alacağın tespit edildiği ve davacının 20.10.2014 tarihli dilekçe ile davasını ıslah ettiğini bildirdiği ancak mahkemece taleple bağlı kalınarak 150,00 TL alacağın hüküm altına alındığı anlaşılmakla. Dairemizin anılan kararının maddi hataya dayandığı görülmekle ortadan kaldırılmalı davacının 03.02.2015 tarihli karara yönelik temyiz itirazları yeniden incelenmelidir.
Dosyadaki yazılara, hükmüne uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına ve özellikle bozmadan sonra ıslah yapılamayacağının anlaşılmasına göre tarafların yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine,
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Dairemizin 08.02.2016 gün ve 2015/25368– 2016/ 1897 E.K sayılı ret kararının KALDIRILMASINA, tarafların temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan 03/02/2015 tarihli kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının taraflara yükletilmesine, 11.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.