Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2016/17370 E. 2016/12698 K. 10.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/17370
KARAR NO : 2016/12698
KARAR TARİHİ : 10.11.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali ve tenkis davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Asıl ve birleşen davada davacılar vekilleri dava dilekçesinde; muris …’ın 19/10/2009 tarihinde vefat ettiğini, … Noterliğinin 07/05/2001 tarih ve 2489 yevmiye nolu vasiyetnamesi ile iki taşınmazını kızı olan davalıya bıraktığını, murisin vasiyetnamenin düzenlenmesi sırasında tasarruf ehliyetine sahip olmadığını, vasiyetnamenin içeriğindeki bakım şartının davalı tarafından yerine getirilmediğini ve saklı payların ihlal edildiğini belirterek, vasiyetnamenin iptaline, olmadığında tenkise karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; vasiyetnamenin düzenlenmesi sırasında murisin akıl dengesinin yerinde olduğunu, murisin sürekli davacılar ile kaldığını, davalı ile kalmadığını buna rağmen vasiyetnameyi düzenlediği, daha sonra da vasiyetnameyi iptal etmediğini belirterek, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, … raporunda murisin akit tarihinde fiili ehliyete haiz olduğu rapor edildiği ve başkaca da vasiyetnamenin iptalini gerektirir bir neden bulunmadığından davacıların vasiyetnamenin iptali talebi yönündeki davalarının ayrı ayrı reddine ve denetime elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda tenkis yönünden davacıların taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen bu hüküm süresi içinde, davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık, hukuki ehliyetsizlik ve vasiyetnamede öngörülen bakımla ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmemiş olması sebebiyle vasiyetnamenin iptali, olmadığında tenkis talebine ilişkindir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı tarafın sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Mirasbırakan, ölüme bağlı tasarrufu ile; hukuka ve ahlaka aykırı olmamak koşuluyla, kanuni veya atanmış mirasçılar ile lehine belirli mal vasiyet edilenlere, bir şey yapmak ya da yapmamak şeklinde; kendisi ve üçüncü kişiler yararına alacak hakkı doğuracak şekilde mükellefiyet yükleyebileceği gibi, tasarrufu bu şartada bağlayabilir. (TMK.m.515) Bu şart, miras bırakanın ölümünden önce tahakkuk edecek bir şart olabileceği gibi, ölümden sonrasına ilişkin bir şart da olabilir. Şarta bağlı olarak lehine mal vasiyet olunan şahsın, bunu kazanabilmesi için, tasarrufta öngörülen şartın gerçekleşmesi gerekir. Başka bir ifade ile, şart gerçekleşirse ölüme bağlı tasarruf hüküm ifade eder. (BK.m.149/2) Aksi halde, tasarruf hiçbir hüküm meydana getirmez.
Somut olayda, … Noterliğinin 07/05/2001 tarih ve 2489 yevmiye nolu düzenleme şeklindeki vasiyetnamede murisin ” … 120 ada 1 parselde kayıtlı zeytinlik vasfındaki taşınmaz üzerindeki her türlü hak ve hisseleri ile … mah 143 ada 10 parselde kerpiç ev cinsindeki taşınmaz üzerindeki her türlü hakkı ve hisselerini bana ve eşime yaptığı ve yapacağı hizmetlere maddi yardımlara ve husus ile son olarak ödediği paralara binaen vasiyet ediyorum” şeklinde ifadesi yer almaktadır. Davacılar, davalarında diğer iddialarının yanında, söz konusu vasiyetnamede yer alan bakım görevinin davalı tarafından yerine getirilmediğini de ileri sürmüşlerdir. Ancak, mahkeme tarafından sadece hukuki ehliyetsizlik ve tenkis iddiası üzerinde durulmuş, bu yönlere ilişkin olarak inceleme yapılmıştır.
Öyle ise mahkemece, davacıların vasiyetnamede belirtilen bakım görevinin yerine getirilmediği iddiası üzerinde durulup, tüm dosya kapsamıyla birlikte yargılama sırasında dinlenilen tanık beyanları da incelenerek, hangi tanık beyanlarının esas alındığı belirtilerek, yargılama neticesinde hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: 1.bent gereğince diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.