Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2016/3038 E. 2016/12765 K. 14.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3038
KARAR NO : 2016/12765
KARAR TARİHİ : 14.11.2016

Davacı …. ile davalı … arasındaki itirazın iptali davasına dair … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 22.01.2015 günlü ve 2014/130 E.-2015/49 K. sayılı hükmün bozulması hakkında dairece verilen 24/11/2015 günlü ve 2015/10711 E. – 2015/18723 K. sayılı ilama karşı davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı,davalının davacı şirketin elektrik abonesi olduğunu,elektrik faturasını ödemediğini ileri sürerek 32.549,35 TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini istemiştir.
Davalı,kendisinin yurt dışında yaşadığını ve borcu bulunmadığını savunarak,davanın reddini istemiştir.
Mahkemece;davanın reddine dair verilen 16.05.2013 tarihli hüküm davacı tarafça temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 30.01.2014 tarih ve 2013/15873 E.- 2014/1290 K. sayılı ilamı ile;”aboneliğini iptal ettirmeyen ve kullanıma sebebiyet veren abone olan davacının sözleşme nedeniyle sorumlu olduğunun kabulü gerektiği,dosyanın önceki bilirkişiler dışında üç kişilik uzman bilirkişi kuruluna verilmesi,bilirkişi heyetinden davacının davalı taraftan isteyebileceği bedelin EPMHY hükümlerine göre hesaplanması konusunda denetime elverişli rapor alınması suretiyle davacının tahsilini istemekte haklı olduğu miktarın belirlenmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun karar verilmesi” gerekçesi ile bozulmuş,bozma ilamı sonrasında mahkemece yapılan yargılama neticesinde ise 22.01.2015 tarihli hüküm ile davanın reddine karar verilmiş,bu hükmün de davacı tarafça temyiz edilmesi neticesinde ise ,Dairemizin 24.11.2015 tarih ve 2015/10711 E.-2015/18723 K. sayılı ilamı ile;”ilgili sayaçtan elektrik kullanıldığı,davalının yurt dışında olmasının sayaçtan elektrik kullanılmadığına delil sayılamayacağı,bu nedenle konusunda uzman bilirkişi kurulundan davalının sorumlu olduğu elektrik bedelinin tespit edilmesi için ayrıntılı,hüküm kurmaya elverişli rapor alınması gerektiği,ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.05.2014 gün ve 2013/7-2454 E. 2014/679 K. sayılı kararı ile elektrik enerjisini kaçak kullanmayan abonelerden kayıp-kaçak bedeli alınamayacağı içtihadında bulunulduğu,Dairemizin de Genel Kurul kararındaki ilkeleri benimseyerek; kayıp-kaçak bedeli yanında,sayaç okuma,perakende satış hizmeti,iletim sistemi kullanım ve dağıtım bedellerinin de dağıtım şirketleri tarafından elektrik abonelerinden alınamayacağına karar verdiği ” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davacı vekili,süresi içinde kararın düzeltilmesini istemiştir.
Dava,elektrik tüketim bedelinden kaynaklı alacağa yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı,Dairemizin 24.11.2015 tarih ve 2015/10711 E.-2015/18723 K. sayılı ilamında belirtilen ”kayıp-kaçak bedeli,sayaç okuma,perakende satış hizmet bedeli,iletim sistem kullanım ve dağıtım bedellerinin abonelerden alınamayacağına ilişkin ” görüşü yönünden karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.05.2014 tarih ve 2013/7-2454 Esas 2014/679 K. Sayılı kararı ve Dairemiz kararları ile Anayasanın Vergi ödevi Başlıklı 73. maddesindeki “… Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır…” şeklindeki düzenlemeye göre; kayıp-kaçak, sayaç okuma, dağıtım, perakende hizmet ve iletim bedeli uygulamasının Kararları ve tebliğleri çerçevesinde uygulama arz eden kanunlar ve ikincil mevzuat hükümleri çerçevesinde tarafından belirlenerek uygulandığı, bu tarihteki mevcut hukuki düzenlemenin ‘na sınırsız bir fiyatlandırma ve tarife unsuru belirleme hak ve yetkisi vermediği, özellikle kaçak (elektrik enerjisinin hırsızlanması) bedellerinin kurallara uyan abonelerden tahsili yoluna gitmenin hukuk devleti ve adalet düşünceleri ile bağdaşmadığı, bu faturalara yansıtılan diğer kalemlere ilişkin bedel miktarlarının şeffaflık ilkesi ile denetlenebilmesi ve hangi hizmetin karşılığında ne bedel ödendiğinin bilinmesininde şeffaf hukuk devletinin vazgeçilmez unsuru olduğu, kararları ile bu bedellerin mevcut mevzuat kapsamında tüketicilerden alınmasının hukuka uygun olmadığı kabul edilmiştir.
Ne var ki, uyuşmazlığın temyiz yolu ile Dairemize geldiği aşamada geçmişe de etkili olan 17.06.2016 Tarih 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6719 sayılı kanunun 21. maddesi ile 6446 Sayılı kanun “17. maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile altıncı fıkrasının (a), (ç), (d) ve (f) bentleri değiştirilmiş ve aynı maddeye eklenen 10. bend ile; “Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda; tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır.” hükmü getirilerek Tüketici Hakem Heyetlerinin ve Mahkemelerin bu konularda açılacak davalarda inceleme ve araştırma yetkileri geçmişe de etkili olarak sadece bu dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedellerinin Kurumun bu konulardaki düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlanmış, bu bedellerin alınmasında esas olan ilgili tarifelerin düzenlenmesinde .nun Kanundaki yetkileri genişletilerek yukarıda sözü edilen bedeller maliyet unsuru kapsamına dahil edilmiştir.
Yine, 6719 sayılı kanunun 26. maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’na eklenen;
Geçici madde 19; “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla öngörülen düzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar, Kurul tarafından yürürlüğe konulan mevcut yönetmelik, tebliğ ve Kurul kararlarının bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” hükmünü,
Geçici madde 20; “Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17 nci madde hükümleri uygulanır.” hükmünü içermektedir.
Hal böyle olunca, karar tarihinden sonra yürürlüğe girmiş bulunan bu yasa değişikliklerinin, yürürlük tarihi öncesi dönemde geçerli olan kararlarına dayanılarak alınmış olan ve dava konusu yapılan kayıp-kaçak, dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim bedelleri ile ilgili olarak açılan ve halen devam eden davalarda da geçmişe etkili olacak şekilde (bu yasa değişikliği öncesinde açılan ve halen görülmekte olan davalar da) uygulanması gereken hükümler içerdiğinden 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 17., geçici 19. ile 20. maddelerinin, somut olaya etkisinin bulunup bulunmadığının yerel mahkemece tartışılıp değerlendirildikten sonra sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı tarafın karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 24.11.2015 günlü ve 2015/10711 E.-2015/18723 K. sayılı ilamının kayıp-kaçak vd. bedellerin elektrik abonelerinden alınamayacağına ilişkin ikinci bendinin kaldırılmasına ve hükmün yukarıda açıklanan değişik gerekçe ile BOZULMASINA, ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.