YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/6879
KARAR NO : 2016/7396
KARAR TARİHİ : 07.11.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Katılanın kimlik bilgileri kullanılarak adına iki adet sahte GSM abonelik sözleşmesi düzenlediği iddia olunan sanığın savunmasında, hatların yetkilisi olduğu …İletişim isimli işyerinin Balgat Şubesinde aktive edildiği, buna karşılık sözleşmelerin alt bayilerde düzenlendiğini, hatlarda sonraki tarihlerde numara değişikliği yapıldığı için katılanın hatlardan bilgi sahibi olduğunu düşündüğünü beyan etmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi bakımından, ilgili GSM operatöründen de sorulmak suretiyle suça konu sözleşmelerin hangi bayi tarafından düzenlendiği ve sözleşmeler ekinde bulunan nüfus cüzdanının sahte olup olmadığının tespitine çalışılması, abonelik sözleşmeleri üzerindeki bilirkişi raporu ile katılana ait olmadığı tespit edilen imzaların, sanığa ait olup olmadığının araştırılması, sanığa ait olmaması halinde bu işyerinde suç tarihinde çalışanların imza incelemesinin yaptırılmasından ve sözleşme düzenlenirken sahte kimlik kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesinden sonra suçun sübutu halinde; hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan aynı Kanunun 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükümleri ve TCK.nun 7. maddesi karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunup lehe olan ve önödeme önerisi gerektiren sanığın eyleminin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.