Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2016/2652 E. 2016/7341 K. 02.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2652
KARAR NO : 2016/7341
KARAR TARİHİ : 02.11.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet

1-Sanığın yetkili temsilcisi olduğu …. Tic. Şirketinin sahte fatura düzenleyicisi oldukları tespit edilen beş farklı şirketten 10.06.2005-31.12.2005 tarihleri arasında toplam -45- adet,iki farklı şirketten 10.02.1006-10.03.2006 tarihleri arasında toplam -14- adet sahte faturayı defter ve kayıtlarına işlemek suretiyle kullandığı iddia ve kabul edilen kamu davasında ; sanığın atılı suçlamayı kabul etmemesi, fiilen şirketi sonradan vefat eden …’nun yönettiğini, kendisinin sigortalı işçi olarak çalıştığını, faturalarla ilgisinin bulunmadığını savunması, tanıkların savunmayı doğrulaması, sahte fatura kullanma suçunda; suçun maddi konusunun fatura olması, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ”bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanun’un Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır” şeklindeki düzenlemeye göre de faturaların Vergi Usul Kanunu’nun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi, vergi inceleme ve tekniği raporlarında faturaların varlığından söz edilmesine rağmen dosya içine konulmadığının anlaşılması karşısında; öncelikle suça konu edilen 2005-2006 takvim yıllarına ait faturalardan kanaat oluşturacak sayıda temin edilip dosya arasına konulmasından sonra incelenerek, kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi, ayrıca faturaları düzenleyen firmalar hakkında vergi tekniği raporlarının bulunduğu anlaşılmakla; karşıt inceleme raporlarının dosyaya getirtilmesi ve bu kişi ya da firmalar hakkında sahte fatura düzenlemek suçundan dava açılıp açılmadığı, açılmışsa akibeti araştırılıp bu dava ile birleştirilmesi, aksi halde dava dosyaları celp edilip incelenerek özetinin duruşma tutanağına geçirilip, bu davayı ilgilendiren ve sahteliği belirleyen delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi, gerektiğinde sanığın suç tarihlerinde şirket faaliyetleriyle ilgili beyanname , fatura, şirkete ait bir belge düzenleyip düzenlemediği, müdür veya ortak sıfatıyla şirketten bir maaş ya da pay alıp almadığı araştırılıp yazı ve imza incelemesi yaptırılmasından sonra toplanan tüm delillere göre sanığın hukuki durumunun taktir ve tayini gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a)2005 ve 2006 takvim yıllarında birden çok sahte fatura kullanmak suretiyle yüklenen suçu işlediği iddia ve kabul olunan sanığın eylemlerinin,her takvim yılında kendi içerisinde “teselsül eden” birbirlerinden bağımsız ve ayrı sahte fatura kullanmak suçlarını teşkil edeceği gözetilmeden hangi takvim yılından hüküm kurulduğu da belirtilmeksizin tek suçtan ceza tayini yasaya aykırı,
b)5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına , 02.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.