Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2016/4298 E. 2016/6886 K. 29.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4298
KARAR NO : 2016/6886
KARAR TARİHİ : 29.11.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık … savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yasal süresinden sonra duruşmalı inceleme talebinde bulunan sanık … savunmanının bu konudaki isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi uyarınca REDDİNE,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Oluşa ve dosya kapsamına göre, mağdur …’ın bir adet cep telefonu ve 20-TL parasının yağmalandığı olayda, 01.12.2015 tarihli Adli kolluk-Cumhuriyet savcısı görüşme tutanağına ve sanıklardan …’un 21.01.2016 tarihli mahkeme savunmasına göre, sanıkların yakalandıklarında cep telefonunun satıldığı yeri göstererek pişmanlık gösterdikleri, mağdura ait 20 TL paranın ise iade edilmediğinin anlaşılması karşısında; öncelikle yer gösterme sonucu ele geçirilen telefonların mağdura ait olup olmadığının araştırılarak, telefonun mağdura aidiyeti tespit edilmesi halinde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.03.2013 günlü, 2012/6-1232 Esas ve 2013/106 sayılı kararı ışığında; sanıkların, mağdurdan yağmalamak suretiyle aldıkları cep telefonunu, sattıkları kişi iyi niyetli ise, satın alanın zararını da gidermeleri; kötü niyetli ise, satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerektiğinden; sanıklardan telefonu satın alan iyiniyetli 3. kişinin zararının giderilip giderilmediğinin araştırılmasından sonra, mağdura kısmi iadeye rıza gösterip göstermediği de sorularak sonucuna göre; 5237 sayılı TCK’nın 168. maddede düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının değerlendirilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … ile savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğname aykırı olarak BOZULMASINA, 29/11/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.