YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/15931
KARAR NO : 2016/13626
KARAR TARİHİ : 06.10.2016
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Mahkemece, taraflar arasında görülen karşılıklı boşanma davası neticesinde, davacı-davalı erkek ağır kusurlu bulunarak her iki tarafında boşanma davası kabul edilerek boşanmalarına karar verilmiştir. Yapılan tahkikat ve toplanan delillerden; davalı-davacı kadının 13/12/2012 tarihinde Türk Medeni Kanununun 197. maddesine dayalı bağımsız tedbir nafakası davası açtığı; bu davasının, ayrı yaşamada haklılığını kanıtlayamadığı gerekçesiyle reddedildiği ve bu kararın da kesinleştiği görülmektedir. Davalı-davacı bu kez, tedbir nafakası davasında ileri sürdüğü vakıaları, boşanma sebebi yaparak erkeğin boşanma davasına karşı 05.12.2013 tarihinde boşanma davası açmıştır. Önceki nafaka davasının açılmasından daha önceki bir tarihte başlamak üzere; tarafların ayrı yaşamaya başladığı, nafaka davasının açılmasından sonra da yeni bir olayın meydana gelmediği; taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmadığı gibi, aksini kanıtlar nitelikte bir delil de bulunmamaktadır. Kadın açtığı nafaka davasında, ” huzursuzluk çıkarıp bağırıp çağırdığı, sık sık müşterek haneyi terkedip gittiği, evi ve çocukları ile ilgilenmediği gerekçesiyle kusurlu bulunarak ayrı yaşamada haklı bulunmayıp” davası reddedilip kesinleştiğine ve daha sonra da yeni bir olay meydana gelmediğine göre; davacı-davalıya bir kusur yüklenmesi doğru değildir. O halde, kadının davası yönünden Türk Medeni Kanunu’nun 166/1-2. maddesindeki boşanma koşulları oluşmamıştır. Açıklanan nedenlerle kadının karşı davasının reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamış, ne var ki kadının davasında verilen boşanma hükmü temyiz kapsamı dışında bırakıldığından bu yönde bir bozma yapılmamış, yanlışlığa işaret edilmekle yetinilmiştir.
2- a)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalının tedbir nafakasına yönelik temyiz itirazı yersizdir.
b)Temyiz itirazlarına hasren yapılan incelemeye gelince;
Yukarıda 1. bentte açıklandığı üzere, davacı-davalı erkeğin boşanmayı gerektirir bir kusurunun bulunmadığı, davalı-davacı kadının tam kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Durum böyleyken davacı-davalı erkeğin ağır kusurlu olduğunun kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak davalı-davacı kadın lehine maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakasına hükmedilmesi isabetsiz olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan hükmün yukarıda (2/b). bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümün ise yukarıda (2/a) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 06.10.2016 (Per.)