Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2016/11254 E. 2016/13652 K. 10.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/11254
KARAR NO : 2016/13652
KARAR TARİHİ : 10.10.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk ( Aile ) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından; davalı-karşı davacının kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi, nafakalar ve manevi tazminatın miktarları yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise, kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı-karşı davalı kadın tarafından usulünce vakıa olarak dayanılmayan “sadakatsizlik” fiilinin, davalı-karşı davacı erkeğe kusur olarak yüklenmesi doğru değil ise de; davalı-karşı davacıya mahkemece yüklenen diğer kusurlu davranışlarının gerçekleştiğinin anlaşılmasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, davalı-karşı davacı erkeğin gerçekleşen kusurlu davranışları yanında davacı-karşı davalı kadının da evlilik birliği sona ermeden sadakatsiz davranışlar içerisine girdiği gerekçesiyle boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin ağır kusurlu olduğu kabul edilerek her iki tarafında boşanma davalarının kabulüne karar verilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden ve özellikle de, davalı-karşı davacı …’in beyanlarından, davacı-karşı davalı kadına kusur olarak yüklenen fiilin boşanma davasının açılmasından sonraki bir tarihte gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Her dava açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilir. Ayrı bir davanın konusu olabilecek, davadan sonra gerçekleşmiş olaylara dayanılarak boşanmaya karar verilemez. Davacı-karşı davalı kadına kusur olarak yüklenebilecek başkaca bir olayın varlığı da iddia ve ispat edilememiştir. Gerçekleşen bu durum karşısında mahkemece davalı-karşı davacının boşanma davasının reddine karar verilmesi gerekirken dava tarihinden sonraki olaylar gerekçe gösterilerek boşanma kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Ne var ki; davacı-karşı davalı kadının boşanma davasında verilen boşanma hükmü taraflarca temyiz edilmeksizin kesinleştiğine göre, davalı-karşı davacının boşanma davasının konusu kalmadığından, davalı- karşı davacının boşanma talebi hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” dair karar vermek ve yargılama giderleri ile vekalet ücretini, dava tarihi itibariyle tarafların haklılık durumları dikkate alınarak, tayin ve takdir etmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir. ( HMK m. 331/1)
3-Davacı-karşı davalı kadın dava dilekçesinde, eşi adına bankadan kredi kullanması sebebiyle 10.000,00 TL maddi tazminat talep etmiş ve bu talebine ilişkin nispi peşin harcı yatırmıştır. Davacı-karşı davalı kadının bu talebi, Borçlar Hukukundan kaynaklanmaktadır. Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair 4787 sayılı Kanunun 4. maddesinde yer alan aile hukukundan kaynaklanan dava ve işlerden değildir. Genel mahkemeler görevlidir. Görev, kamu düzenine ilişkin olup, hakim tarafından yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilir. O halde bu talep yönünden dosya tefrik edilip, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, hükmün temyize konu diğer yönlerinin ise 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 10.10.2016 ( Pzt.)