Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2016/8578 E. 2016/11606 K. 17.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8578
KARAR NO : 2016/11606
KARAR TARİHİ : 17.10.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki asıl davada itirazın iptali, birleşen davada menfi tesbit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine; birleşen davada kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı … Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, dava dilekçesi ile; ….’in işlettiği …. İnşaat Yapı Limited Şirketinin işyerinde 25/11/2009 tarihinde tesisat kontrolü yapıldığını, … nolu aboneliğin su sayacının depozitonun iade edilmesinden dolayı 16/06/2006 tarihinde 1378 tonda kesik olduğunu, depozito ve açma ücreti ödenmeden su kullanıldığını, endeksin 10651 tona geldiğini, mühürleme tutanağı tutularak sayacın alındığını, 75.111.30.- TL su bedeli tahakkuk edildiğini, başlatılan icra takibine davalı şirketin haksız itiraz ettiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir….. ….’in normal su bedelini ödemeyi kabul ettiğini belirterek; davanın reddini istemiştir.
Birleşen davanın davacısı…. vekili, dava dilekçesi ile; süresinde itiraz edemediklerinden icra takibinin devam ettiğini, davacının birlikte iş yaptığı …. isimli kişinin abone olduğunu, bu kişinin işi bıraktığını, Belediyenin denetim ve uyarı yapmadığını, 16/06/2006 tarihinde depozito iadesi yapıldığı halde yeni depozito ücreti ve açma ücreti ödenmeden su kullanıldığı gerekçesi ile 25/11/2009 ‘da mühürlendiğini, normal su kullanım bedelinden sorumlu olduğunu ileri sürerek; takibe konu olan 75.111.30.- TL bedelden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İki dava bağlantı nedeni ile birleştirilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Mahkemece; asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, davacının davalıya 25.038.00.-TL borçlu olduğunun, 50.073.00.-TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; hüküm asıl davanın davacısının vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl davada, davacı; 25/11/2009 tarihli mühürleme tutanağına dayanarak davalı şirketin icra takibine itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir .Anılan tutanakta kullanıcının davalı şirket olduğu belirtilmiş, tutanağı da ….. isimli kişi imzalamıştır. Davalı şirket cevap dilekçesinde işyerinde bulunan birkaç odanın birisini irtibat ofisi olarak kullandıklarını belirttiğine göre şirketin suyu kullanım şeklinin aydınlatılması gerekmektedir. Ayrıca tutanakta davalı şirketin kullanıcı olduğu belirtilmiştir, bu durumda tutanağı imzalayan…. isimli kişinin şirket ile olan bağının (şirketin yetkilisi, işçisi, çalışanı gibi) araştırılması gerekir. Mahkemece bu konular aydınlatılmaksızın, asıl davanın, davalı şirketin sorumlu olmadığı gerekçesi ile reddine karar verilmesi isabetli bulunmamıştır.
Birleşen dava yönünden ise; su aboneliğine ilişkin sözleşme asıl davanın davacısı (birleşen davanın davalısı) ile dava dışı … isimli kişi arasındadır ve sona ermiştir, 16/06/2006 tarihinde aboneye depozitosu iade edilmiş ve abonelik sonlandırılmıştır. Bundan sonraki kullanım ise, önceki abonelik sona ermiş olduğundan, yeni abonelik sözleşmesi yapılmadığından, depozito ücreti ve açtırma ücreti ödenmediğinden kaçak su kullanımıdır. Mahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda ise; hatalı değerlendirme yapılarak kaçak su bedeli değil normal su kullanım bedeli hesaplanmıştır.
Mahkemece; önceki bilirkişi dışında uzman bir bilirkişiden, Yargıtay ve taraf denetimine elverişli bir rapor alınarak, ödenmesi gereken kaçaksu kullanım bedeli hesaplanmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir .
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.