YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/10967
KARAR NO : 2016/13654
KARAR TARİHİ : 10.10.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile)Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından, 27.02.2015 tarihli ek karar ile hükmün tamamı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Temyiz talebinin reddine ilişkin ek karara yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;
Mahkemece 27.02.2015 tarihli ek karar ile; davalı kadının temyizinin süresinde olmadığından bahisle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş ise de; dosyadaki belgelerden gerekçeli kararın davalı tarafa 6.11.2014 tarihinde tebliğ edildiği, davalının ise 21.11.2014 tarihinde yasal süre içerisinde temyiz talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır (HUMK m. 432). Davalı kadının temyizi süresinde olduğundan mahkemenin 27.02.2015 tarihli temyiz dilekçesinin reddine ilişkin ek kararının kaldırılarak temyiz dilekçesinin incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
2-Asıl karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Mahkemece kısa kararda yalnızca “davanın kabulüne, davalının maddi ve manevi tazminat ve nafaka talebinin reddine, sair hususların gerekçeli kararda değerlendirilmesine” şeklinde hüküm kurulmuş, kararda infazı kabil olacak şekilde ve taraflara yüklenen borç ve tanınan haklar açıkça gösterilmemiştir.
Mahkeme hükmünün hukuki varlık kazanabilmesi için onun usule uygun şekilde yazılıp tefhim edilmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre; hüküm, yargılamanın sona erdiği duruşmada verilir ve tefhim olunur. Hükmün tefhimi, herhalde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur (HMK m. 294/2-3). Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir (HMK m. 294/4). Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz (HMK m. 298/2). Hüküm sonucunun neleri ihtiva edeceği ise, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinin 2. fıkrasında gösterilmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297-(2). maddesine göre, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297-(2) maddesinde gösterildiği şekilde tefhim edilmeyen hüküm hukuki varlık kazanmış sayılmaz. Bu bakımdan yeniden yargılama yapılarak Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297-(2), (3) ve 297-(2) maddelerinde ve 10.04.1992 günlü, 714 sayılı İçtihatı Birleştirme Kararı’nda gösterildiği şekilde hüküm verilmek üzere temyiz olunan kararın bozulması gerekir.
SONUÇ: Temyiz talebinin reddine ilişkin 27.02.2015 tarihli ek kararın yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple bozularak kaldırılmasına, hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 10.10.2016 (Pzt.)