Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2016/2823 E. 2016/17935 K. 20.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2823
KARAR NO : 2016/17935
KARAR TARİHİ : 20.10.2016

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Gerekçeli kararın, sanığın 13.05.2013 tarihli sorgusunda bildirdiği en son adresine tebliğe çıkarıldığı ve 05.12.2013 tarihinde sanık ile aynı konutta birlikte oturan yengesi …’e tebliğ edildiği, UYAP’tan yapılan sorgulamada sanığın tebliğ tarihi olan 05.12.2013’te cezaevinde bulunmadığı ve gerekçeli karar tebliğinin usulüne uygun olduğu anlaşılmakla, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanığın yokluğunda verilip 05.12.2013 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükme karşı 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesinde gösterilen bir haftalık yasal süre geçtikten sonra 14.09.2015 tarihli dilekçesi ile yokluğunda verilen kararın tarafına tebliğ edilmemesi nedeniyle kararı temyiz edemediğine ilişkin somut bir nedene dayanmayan eski hale getirme istemi ve temyiz talebinin 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyet hükmü olduğu halde, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58/6. maddesi gereğince tayin olunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Sanık ile mağdur arasında cezaevinde kimin odun getireceği hususunda yaşanan tartışmada, öncelikle mağdur …’in boncuk tezgahı ile sanığa vurduğu, sonrasında sanığın sıcak su dökerek mağduru yaraladığı tarafların anlatımı ve tanıkların beyanları ile sabit olduğu halde, haksız tahrik hükümlerini düzenleyen 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinin sanık lehine uygulanıp uygulanmayacağı hususunun karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,

b) Sanık ile mağdur arasında yaşanan karşılıklı yaralama olayında boncuk tezgahı kullanarak yaralayan mağdur … olduğu halde, hükümde sanık … olarak belirtilmesi,
c) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 20.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.