YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/4092
KARAR NO : 2016/7504
KARAR TARİHİ : 10.11.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, Kamu Kurum ve kuruluşların zararına dolandırıcılık
HÜKÜM : Sanıklar …, …, …, …, … …, … haklarında resmi belgede sahtecilik suçundan: Mahkumiyet Sanıklar …, … ve … haklarında dolandırıcılık suçundan: Davanın reddi.
I- Katılan vekilinin temyizinin sanıklar …, … ve … hakkında dolandırıcılık suçundan verilen red kararına yönelik olduğu kabul edilerek yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklar hakkında aynı fiille ilgili olarak mükerrer açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nun 223/7. maddesi uyarınca reddi gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Sanıklar …, …, … ve … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafilerinin; …, …, … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik ise sanık … ve diğer sanıklar müdafilerinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
1- Sanık … ve …’e yüklenen resmi belgede sahtecilik suçu yönünden, suç tarihlerinde … Sağlığı Merkezinde doktor olarak görev yapan sanık …’in aşamalarda suçlamayı kabul etmeyerek, kendisinin pratisyen hekim olarak görev yaptığını, ilaç yazdığı hastaların tamamının sağlık raporu olduğunu, hastaları muayene etmeden ilaç yazmadığını, suça konu reçetelerdeki hastaları da tanımadığını savunması, …Hastanesinde doktor olarak görev yapan …’nın aşamalarda, … isimli hastayı muayene ettiğini, yanında getirdiği tahlillere bakarak ilaç kullanma raporunu düzenlediğini, hastaları görmeden ve muayene etmeden reçete düzenlemediğini savunması karşısında; sanıkların suç kastının belirlenebilmesi bakımından, suça konu rapor ve reçetelerin düzenlendiği sağlık kuruluşlarından suç tarihlerindeki poliklinik defterleri getirtilip incelenerek, reçetelerde adı geçen hastaların kayıtlı olup olmadıkları, muayene edilip edilmedikleri, uygulanan tedavilerin reçetelerde belirtilen teşhisler ve teşhis ile yazılan ilaçların cins ve miktar açısından uyumlu olup olmadığının belirlenmesi bakımından üniversitelerin reçetelere konu hastalıklarla ilgili uzman hekimlerden oluşturulacak bilirkişi kuruluna dosya ve ekleri tevdi edilerek ayrıntılı bilirkişi raporu alınması; ilaç kullanım raporunun haricen getirilen tahlillerle düzenlenip düzenlenmeyeceğinin araştırılması, …Hastanesi ve … Sağlığı Merkezinde suç tarihlerinde kayıtta ve hastaların kimliklerini kontrol etmekle görevli hemşire ve personelin dinlenilmesinden sonra, önceki bozma ilamından sonra verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.02.2014 tarih, 2012/11-1347 Esas, 2014/30 Karar sayılı kararında benimsenen ilkeler de dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Sanıklar … ve …’a yüklenen resmi belgede sahtecilik suçu yönünden, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34/1, 230, 232 ve 289. maddeleri gereğince mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçede iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi bu delillere göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanıklar … ve …’ın eylemlerinin ve yüklenen suçların unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, zincirleme suç hükümlerinin hangi eylemler nedeniyle uygulandığının, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden Anayasa ve 5271 sayılı Kanun’un amir hükümlerine aykırı şekilde sadece suçun sübut bulduğundan bahisle gerekçesiz hüküm kurulması,
3- Dairemizin 2014/9827 Esasında kayıtlı dosya ile temyize konu dosyanın birlikte incelenmesinde; sanık … hakkında … adlı hastayı muayene etmeksizin gerçeğe aykırı bir şekilde ilaç kullanım raporu düzenlediğinden bahisle … 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2012/454 Esas, 2012/441 Karar sayılı dosyasında mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmakla, mükerrer yargılamanın önlenmesi bakımından, söz konusu dava dosyasının getirtilip birleştirilerek mükerrerlik hususu değerlendirilip sonucuna göre sanık …’nun hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
4-Kabule göre;
a- Sanıklar …, … ve …’a yüklenen resmi belgede sahtecilik suçu yönünden, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarih, 2013/11-397 E., 2014/202 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK.nun “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği ve 5237 sayılı TCK’nun 43. maddesi uyarınca; “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi” durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olduğu da gözetilerek açıklanan ilkeler doğrultusunda, … Eczanesi sahibi sanık … ile yanında çalışan kalfaları sanıklar … ile …’un ellerinde bulundurdukları sağlık karnelerini kullanarak, … Sağlığı Merkezinde doktor olarak görev yapan sanık …’e 19.12.2008 ve 17.03.2009 tarihleri arasında toplam 9 adet reçete, …Hastanesinde doktor olan sanık …’ya da, 05.11.2008 ve 11.03.2009 tarihleri arasında 6 adet reçete ve ilaç kullanım raporlarını düzenlettirdiklerinin iddia ve kabul edilmesi karşısında, sanıklar …, … ve …’un eylemlerinin bir bütün halinde 5237 sayılı TCK.nun 204/2, 43/1. maddelerinde öngörülen “zincirleme olarak görevli memurun resmi belgede sahteciliği” suçunu oluşturacağı gözetilmeden ayrıca 5237 sayılı TCK.nun 210/2. maddesi delaletiyle 204/1, 43/1. maddelerinde öngörülen “zincirleme olarak resmi belgede sahtecilik” suçundan da mahkumiyet kararı verilmek suretiyle fazla ceza tayini,
b- Sanıklar … ve … hakkında tayin olunan cezanın TCK’nun 62/1. maddesi ile indirilmesi sonucu 3 yıl 1 ay 15 gün hapis yerine 2 yıl 13 ay 15 gün; sanıklar …, …, …, … ve … hakkında ise 2 yıl 1 ay hapis yerine 1 yıl 13 ay hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,
c- 06.09.2010 tarih ve 4 sayılı soruşturma raporu eklerinin (…Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde düzenlenen 22.07.2010 tarih ve 964-120945 sayılı …’in şeker hastalığının bulunmadığına dair rapor, … Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde düzenlenen 02.08.2010 tarih 6946 ve 6947 sayılı … ve …’in şeker hastalıklarının bulunmadığına dair raporlar, soruşturma raporunda alınan ifadeler ve diğer belgeler) dosyada bulundurulmaması,
d- 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısı, sanık … ile diğer sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin belirtilen sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı bakımından sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 10.11.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.