Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2015/11893 E. 2016/18484 K. 07.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11893
KARAR NO : 2016/18484
KARAR TARİHİ : 07.11.2016

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine
2-Davacı, 3.08.2012 tarihinde üç arkadaşı ile birlikte davalıdan iş şartlarının yasalara uygun şekilde düzenlenmesini ve yasal haklarının ödenmesini istemeleri üzerine işyerinden kovulduklarını bunun üzerine iş akdini haklı nedenle kendisinin feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı, yıllık izin, hafta tatili ücretleri alacağını talep etmiştir.
Davalı, işyerinde çalışan ve akraba olan …, davacı … ve …adına temsilcileri …’ın şirket yetkilisine işten ayrılmak istediklerini beyan ettiğini, şirket yetkilisi tarafından bu taleplerinin kabul edildiğini ve alacaklarının olmadığını beyan ederek istifa dilekçesi bırakmadan işyerinden ayrıldıklarını, bu nedenle haklarında tutanak tutulduğunu beyanla beyanla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 59 uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Aktin feshi halinde kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücret, işçinin kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Böylece, iş sözleşmesinin feshinde kullanılmayan yıllık ücretli izin hakkı izin alacağına dönüşür. Bu nedenle zamanaşımı da iş sözleşmesinin feshinden itibaren işlemeye başlar.
Somut olayda; davacı, yıllık izinlerini kullanmadığını iddia etmiş, davalı ise tüm izinlerini kullandığını savunmuştur. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının davalı işyerinde çalıştığı 2 tam yıl karşılığı hak ettiği 28 gün yıllık izninin tamamının kullanılmadığı kanaatine varılarak hesaplama yapılmıştır. Ancak davacı tarafından imzalanmış ve yargılama sırasında imza itirazında bulunulmamış olan yıllık ücretli izin defteri kayıtlarından davacının 14 gün izin kullandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece davacının hak ettiği yıllık izin süresinden kullanmış olduğu izin süresi mahsup edilerek 14 gün üzerinden yıllık izin ücreti hesaplanması gerekirken, tüm çalışma dönemi boyunca hak ettiği 28 gün karşılığı yıllık ücretli izin süresi üzerinden hesaplama yapılması hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 07/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.