Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/16361 E. 2016/12858 K. 16.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16361
KARAR NO : 2016/12858
KARAR TARİHİ : 16.11.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın davalılar …, … ve … yönünden reddine, … yönünden karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, … Lisesi mutemedi olan davalı …’ın, raporlu ve izinli öğretmenleri derse girmiş gibi göstererek farklı ek ders bordrosu ile aldığı ek ders ücretlerini kendi hesabına aktardığını, diğer davalıların da bordrolarda ita amiri ve tahakkuk sorumlusu olarak imzaları olduğundan olayda sorumluluklarının olduğunu, … 10. Ağır Ceza Mahkemesinde davalılar hakkında resmi evrakta sahtecilik ve görevi ihmal suçundan ceza davası açıldığını belirterek, yersiz ödenen 83.498,33 TL’nin … ile ita amiri olarak imzası bulunan …’den, 65.776,94 TL’nin davalılardan …’ten, 17.721,394 TL’nin davalılardan …’tan yersiz ve fazla ödemenin gerçekleştiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, … ve … vekilleri ayrı ayrı cevap dilekçeleri ile; borcun ödendiğini, ceza davasında müvekkilleri hakkında beraat kararı verildiğini, olayda kusurlarının bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmişlerdir.
Davalı … duruşmadaki beyanında; istenilen borcun bir kısmını ödediğini, kalan kısmın 3 aylık maaşından kesildiğini belirtmiştir.
Mahkemece; davalılar …, … ve …’un olayda kusur ve sorumluluğunun bulunmaması nedeniyle haklarında açılan davanın reddine, olayda tek başına kusuru bulunan davalı … ile ilgili, yapılan ödeme nedeniyle davanın konusuz kalmasından dolayı esas hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde bulunmadığından reddi gerekir.
2- Davacı Bakanlık 28.08.2012 tarihli dilekçesi ile davalı …’ın kamuya uğrattığı zararın toplamı faiz hariç 83.499.96 TL olduğunu, alacağın adı geçen tarafından ödenmiş olduğunu ve ekli listede hazırlanan faiz tablosunda belirtilen faiz tutarının tahsilinin istendiğini açıklamış, 08.05.2014 tarihli dilekçesi ile de faiz borcu toplamının 45.250,83 TL olduğunu ve bu miktarın 6.132,50 TL tutarın tahsilatı yapıldığını, faiz borcu toplamının 39.118,33 TL olduğunu belirtmiştir.
Her ne kadar mahkemece yargılama sırasında asıl alacak miktarı ödenmiş olduğundan, davalı … hakkında açılan dava konusuz kaldığından bu davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş ise de; davacı dava dilekçesi ile asıl alacağın faizi ile birlikte tahsilini istemiştir. Somut olayda, dava devam ederken alacağın aslı ödenmiş ise de, davacı faiz alacağını ödemediğinden, mahkemece faiz talebi hakkında yargılamaya devam edilerek bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.