Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2016/455 E. 2016/17770 K. 18.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/455
KARAR NO : 2016/17770
KARAR TARİHİ : 18.10.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyetlere, beraatlere, ceza verilmesine yer olmadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü.
1) Sanıklar … ile … hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklar hakkında verilen dava sonuçlandırıcı nitelikte olmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara karşı 5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesi gereğince itiraz kanun yoluna gidilebilecek olup,ı CMK’nin 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, katılan vekilinin temyiz istemi itiraz niteliğinde kabul edilerek, itiraz merciince karar verilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdiine,
2) Sanık … hakkında katılan …’e karşı hakaret suçundan verilen beraat kararı ile sanık … hakkında katılan …’e karşı hakaret suçundan verilen ceza vermekten vazgeçilmesine ilişkin kararlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Sanık …’in üzerine atılı suçu işlediği sabit görülmediğinden beraatine ilişkin karar verilirken, uygulama maddesi olan 5271 sayılı CMK’nin 223/2-e maddesinin hükümde gösterilmemesi, mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
3) Sanık … hakkında müştekiler … ve …’ı kasten yaralama suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Sanığın müşteki …’e yönelik kasten yaralama eylemi nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesindeki seçimlik cezalardan hapis cezası tercih edilmiş olmakla birlikte, tekerrüre esas mahkumiyet hükmü bulunan sanığa verilen bu cezanın 5237 sayılı TCK’nin 50/2. maddesine aykırı olarak TCK’nin 50/1-a maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmesi ve sonuç ceza adli para cezası olduğundan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
İlk haksız hareketin kimden geldiğinin tespit edilememesi nedeni ile sanık hakkında tahrik hükümlerinin uygulanmasında 5237 sayılı TCK’nin 3. maddesinde belirtilen orantılılık ilkesin aykırı olarak (1/4) oranında indirim yapılması gerekirken (1/2) oranında indirim yapılmak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde verilen adli para cezasının ödememesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeple 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’un 322. maddesi gereğince, hükmün 9. ve 10. bölümlerinin TCK’nin 52/4. maddesinin uygulandığı paragraflarından “süresinde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin bilinmesine” ibarelerinin çıkartılması suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4) Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
29/02/2012 günü sanık …’un sevk ve idaresindeki… plakalı araçla seyir halinde iken yanında diğer sanıklar olan çocukları … ve …’un da bulunduğu havanın soğuk, yerlerin buzlu ve karlı olması nedeniyle aracın sürüşü sırasında diğer sanıkların bulunduğu ve sanık … tarafından kullanılan … plakalı oto ile çarpışma tehlikesi oluştuğu, bundan dolayı sanıklar … ve …’ın araçları ile diğer sanıkların peşinden gittikleri ve bu esnada kullandıkları aracın diğer sanıkların aracına arkadan çarptığı olayda sanığın kasten ve arkadan araca çarparak zarar vermesine göre sanığın atılı suçtan cezalandırılması gerektiği halde, yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeple, 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 18/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.