Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/14723 E. 2016/12905 K. 17.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14723
KARAR NO : 2016/12905
KARAR TARİHİ : 17.11.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacılar vekili dava dilekçesinde; tarafların murisi … tarafından 16/07/1977 tarihinde … Noterliğince vasiyetname düzenlendiğini, bu vasiyetname ile murisin tüm servetinin varisi olarak (davalıların murisi )kardeşi …’yi varis olarak tayin ettiğini, bu vasiyetnamenin açılması için davalılar tarafından … 12. Sulh Hukuk Mahkemesine 2012/655 esas ile açılan dava sonucunda müvekkillerinin söz konusu vasiyetnameden haberdar olduklarını, dava konusu vasiyetnamenin TMK.da belirtilen şekil şartlarına uygun olarak düzenlemediğini, bu nedenle davaya konu vasiyetnamenin şekil şartlarına uygun olmaması nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddi gerektiğini bildirmiştir.
Mahkemece; mirasın ölenin milli hukukuna tabi olduğu, Türkiye’de bulunan taşınmaz hakkında Türk Hukukunun uygulanacağı, mirasın açılması sebeplerine, iktisabına ve taksimine ilişkin hükümlerin terekenin bulunduğu ülke hukukuna tabi olduğu, ölüme bağlı tasarrufun şekline 7. Madde hükmünün uygulanacağı ve ölenin milli hukukuna uygun şekilde yapılan ölüme bağlı tasarrufunda geçerli olduğu düzenlenmiş olup, yukarıda da belirtildiği üzere davaya konu vasiyetnamenin …’da düzenlendiği ve somut olayda vasiyetname ile murisin tüm servetinin varisi olarak davalılar murisi kardeşini tayin ettiği, taşınmaz mal vasiyetinin geçerli olabilmesi için Türk Hukuk sistemindeki usul ile yapılmış olması gerektiği, davaya konu vasiyetnamenin de MK.nun 532 ve takip eden maddelerine göre usulüne uygun şekilde düzenlenmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; davacıların murisi tarafından 16.07.1977 tarihinde … Noterliğince düzenlenmiş vasiyetnamenin , şekil kurallarına aykırı düzenlediği iddiasıyla açılmış, vasiyetnamenin şekle aykırılık nedeniyle iptali istemine ilişkindir.
Temyize konu uyuşmazlık; iptali istenen miras sözleşmesinin geçerliliği bakımından Türk Hukukunun mu, … Hukukunun mu uygulanacağı, buna bağlı olarak da, davaya konu vasiyetnamenin geçerli olarak düzenlenip düzenlenmediği, iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 7.maddesinde” Hukuki işlemler, yapıldıkları ülke hukukunun veya o hukuki işlemin esası hakkında yetkili olan maddi hukuk hükümlerinn öngördüğü şekle uygun olarak yapılabilir. 20.maddenin 1.fıkrasında “Miras ölenin milli hukukkuna tabidir. Türkiye’de bulunan taşınmazlar hakkında Türk hukuku uygulanır. 4.fıkrasında ise; Ölüme bağlı tasarrufun şekline 7.madde hükmü uygulanır. Ölenin milli hukukuna uygun şekilde yapılan ölüme bağlı tasarruflar da geçerlidir.” hükmüne yer verilmiştir.
Ölüme bağlı tasarruflarda şekil konusu menkul miras, gayrimenkul miras ayrımı yapılmadan düzenlenmiştir. (Nomer/Şanlı Devletler Hususi Hukuku, s.288). Bu kapsamda 5718 sayılı MÖHUK 20/4.maddesine göre, ölüme bağlı tasarrufun şekli, tasarrufun yapıldığı yer hukukuna veya işlemin esasına uygulanan hukuka veya ölenin milli hukukuna tabidir. Bu üç seçimli şekil kuralından amaç, ölenin son arzularının sonucu olan işlemin geçerliliğini sağlamaktır. Bu kural gereğince bir Türk vatandaşı yabancı ülkede yapıldığı yer hukukuna ya da Türk Hukukuna uygun bir vasiyetname yapılabilir. … s.294) Kaldı ki; vasiyetnamelerin geçerliliğini sağlamak amacı ile “Vasiyet Tasarruflarının Biçimine İlişkin Kanun Uyuşmazlıkları Konusundaki 05.10.1961 tarihli La Haye Sözleşmesine Türkiye’de 1983 yılında taraf olmuştur.
Sözleşme’ye göre;
a) Vasiyetnamenin yapıldığı yer hukuku,
b) Vasiyetçinin tasarrufu yaptığı andaki vatandaşı olduğu devletin iç hukuku,
c) Vasiyetçinin ölümü anında vatandaşı olduğu devletin iç hukuku,
d) Vasiyetçinin tasarrufu yaptığı anda ikametgahının bulunduğu yer iç hukuku,
e) Vasiyetçinin tasarrufu yaptığı andaki mutad mesken hukuku,
g) Vasiyetçinin ölümü anındaki mutad mesken hukuku,
h) Taşınmazlar söz konusu ise, bu malların bulunduğu yer iç hukuklarından birine uygun olan vasiyetnameleri geçerlidir. 31.08.2005 tarihli itibariyle bu sözleşmeye …’da taraf olmuştur.
Somut olayda; iş bu dava ile iptali istenen vasiyetnameyi düzenleyen davacıların murisi … dava konusu 16.07.1977 tarihli vasiyetnamesini … Noterliğince düzenlenmiştir. Buna göre; iptali istenen vasiyetnamenin … Hukukuna uygun düzenlenmesi halinde geçerli olacağı açıktır. Ancak mahkemece dava konusu vasiyetnamenin … Kanunlarına uygunluğu yönünden yeterli inceleme ve araştırma yapılmamıştır .
Hal böyle olunca mahkemece; vasiyetnameyle ilgili … mevzuatının tamamı dosyaya celbedilerek, vasiyetnamenin … Kanunlarına uygun yapılıp yapılmadığı hususunda ayrıntılı, gerekçeli, Yargıtay denetimine elverişli bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, davalı yararına HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.