YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20367
KARAR NO : 2016/13764
KARAR TARİHİ : 12.10.2016
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı-Alacak
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, aleyhe hükmedilen tazminatlar yönünden, davalı-karşı davacı kadın tarafından ise nafakalar, tazminatların miktarı, ziynet ve masraf taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalı-karşı davacı kadının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b- Davalı-karşı davacı kadının masraf talebi miras ve kıdem tazminatına dair talebi içermekte olup, evlilik birliği içinde bu paraları ev ve aile ihtiyaçları için harcadığını iddia etmiştir. Bu istek genel hükümlere talebi olup, Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair 4787 sayılı Kanunun 4/1 maddesinde yer alan ve aile hukukundan kaynaklanan davalardan değildir. Görev, kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında hakim tarafından re’sen gözetilir. Davalı-davacı kadının bu taleplerinin tefriki ile bu talep hakkında görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesi bozmayı gerektirmiştir.
c- Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK m. 186/1), geçimine (TMK m. 185/3), malların yönetimine (TMK m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK m. 185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (re’sen) almak zorundadır (TMK m. 169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı-davacı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
2- Davacı erkeğin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Mahkemece, evlilik birliğinin sarsılmasında davacı-davalı erkeğin ağır kusurlu olduğu kabul edilerek, tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden tarafların mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir. Hal böyleyken davacı-davalı erkeğin ağır kusurlu olduğunun kabulü ve bu yanılgılı kusur belirlemesine bağlı olarak davalı-davacı kadın lehine maddi ve manevi tazminata (TMK m. 174/1-2) hükmedilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1/b 1/c ve 2. bentlerde gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1/a bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcın istek halinde yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 12.10.2016 (Çrş.)