Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2016/9686 E. 2016/7558 K. 15.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/9686
KARAR NO : 2016/7558
KARAR TARİHİ : 15.11.2016

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 03.05.2016 gün ve 2016-2241 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 16/05/2016 gün ve 2016/196696 KYB. sayılı ihbarnamesi ile;
Resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından sanık …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157/1, 204/1, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis, 10 ay hapis ve 80,00 Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/06/2015 tarihli ve 2014/110 esas, 2015/404 sayılı kararının “benzer bir olaya ilişkin, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 23/06/2011 tarihli ve 2011/3104 esas, 2011/2766 sayılı ilamında belirtildiği üzere, “…Sunulan belgelerin fotokopi olması ve bilirkişi incelemesinin fotokopi belgeler üzerinde yapılmış olması karşısında, belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu da göz önüne alınarak, mahkemece incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve gerekçeli kararda aldatma yeteneği ile belgelerin hukuki sonuç doğurmaya elverişli olup olmadığının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi…” şeklindeki açıklama uyarınca, öncelikle fotokopi belgelerin bilirkişi incelemesinin yaptırılması, sonrasında ise bu belgelerin incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve gerekçeli kararda aldatma yeteneği ile belgelerin hukuki sonuç doğurmaya elverişli olup olmadığının tartışılması gerektiğinin gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla,
Dosya incelendi gereği görüşüldü;
İncelenen dosya içeriğine göre, sahtecilik suçuna konu belgelerin aslının veya bunun olanaklı olmaması halinde de aslına uygunluğu yetkili makam veya kişilerce onanmış örnek ya da kopyalarının dosyaya konulması gerekir. Yine Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 gün ve 232/250 sayılı kararında açıklandığı üzere, suça konu belgelerin fotokopi olması durumunda hukuki sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olmadığı, aslı bulunamayan evrakın aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığının da tespit edilemediği cihetle; somut olayda atılı suça konu belge aslının ele geçmediği aldatma niteliğinin tespit edilemeyeceği gözetilmeden sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi yasaya aykırı olup kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin temyiz edilmeksizin kesinleşen 10/06/2015 tarih 2014/110 E-2015/404 K sayılı kararının 5371 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu konuda aynı Yasanın 309/4-d maddesi uyarınca karar verilmesi olanaklı olduğundan sahtecilik suçundan sanığın BERAATİNE, cezanın ÇEKTİRİLMEMESİNE, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.