YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3331
KARAR NO : 2016/13802
KARAR TARİHİ : 17.10.2016
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma ve Ziynet Eşyası Alacağı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, tamamına yönelik olarak; davalı erkek tarafından ise vekalet ücreti yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 17.10.2016 günü tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmedi. İşin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir (HMK m. l23). Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir (HMK. m. 307). Davayı sona erdiren kesin bir usul işlemi niteliğinde olan davadan feragatin açık, kesin ve koşulsuz olması, yasa gereğidir (HMK m. 309/4). Davadan feragatin, kesin hükmün sonuçlarını doğurucu nitelikte olması nedeniyle bütün bu özellikleri içermesi zorunludur.
Davacı asil 04.05.2015 tarihli dilekçesi ile davasını geri aldığını bildirmiş, mahkemece davalıya çıkarılan ve “HMK m.123 uyarınca aleyhinize açılan davanın geri alınmasına muvafakatiniz varsa iki hafta içinde bildirmeniz, aksi halde yokluğunuzda yargılama yapılacağı” ihtarını içerir tebligat 21.05.2015 tarihinde tebliğ olunmuş, davalının herhangi bir cevap vermemesi üzerine 17.06.2015 tarihinde re’sen duruşma açılarak tarafların yokluğunda “davanın vazgeçme nedeniyle reddine” karar verilmiş, gerekçede de davacı beyanının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 309. maddesinde düzenlenen feragat hükümlerine uygun olduğu belirtilmiştir. Bu haliyle, davacının 04.05.2015 tarihli dilekçesinin içeriğinde davasından açık, kesin ve koşulsuz feragat ettiğini gösterecek nitelikte bir irade beyanı bulunmamakla; tersine, açıkça davasını geri aldığını belirtmekte olup, davalının davanın geri alınmasına rızasını bildirmediği de dikkate alınarak, tarafların gösterdikleri delilleri toplanarak sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup: bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle kara verildi. 17.10.2016 (Pzt.)