Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2015/9914 E. 2016/7530 K. 14.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9914
KARAR NO : 2016/7530
KARAR TARİHİ : 14.11.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan, trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokmak
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine: ancak;
1)TCK’nun 206. maddesindeki “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak” suçunun oluşabilmesi için, sanığın açıklamaları üzerine oluşturulan resmi belgenin, bu beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gereklidir. Beyanı alan memur bu beyanın doğruluğunu araştırıp tahkik etmek ve daha sonra edindiği kanaate göre resmi belgeyi düzenlemek durumunda ise, bir başka ifade ile resmi belge sadece sanığın beyanına göre değil de memur tarafından yapılacak inceleme sonucuna göre meydana getirilmekte ise maddede tanımlanan suç oluşmayacaktır.
TCK’nun 268. maddesinde tanımlanan başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşması için; failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanması, TCK’nun 267/1. maddesinde tanımlanan “iftira” suçunun oluşması için ise, yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunmak suretiyle işlemediğini bildiği halde hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat etmesi gerekir.
Somut olayda; sevk ve idaresinde bulunan…plaka sayılı araçla 196 promil alkollü olarak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet vererek olay yerini terk eden sanık …‘ın, bir süre sonra trafik ekiplerince yakalanması üzerine, olay esnasında aracın yanında çalışan … isimli kişide olduğunu, kazayı bu şahsın gerçekleştirdiğini beyan etmesi, buna karşılık kolluk ekiplerince sanığın savunmasına itibar edilmeyerek olayla ilgili tüm tutanakların sanık adına düzenlenmesi karşısında, TCK’nun 268/1. maddesi delaleti ile 267/1. maddesinde öngörülen “iftira” suçunun unsurları oluşmadığı gibi … adına düzenlenmiş bir belge bulunmaması nedeniyle, TCK’nun 206/1. maddesinde tanımlanan suçun da gerçekleşmediği gözetilmeden, sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi,
2)Suç tarihi itibariyle sabıkası bulunmayan sanık hakkında, trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokmak suçundan dolayı hükmolunan otuz günden az süreli hapis cezasının, TCK‘nun 50/1. maddesinde belirtilen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunlu olduğu halde, aynı Yasanın 50/3. maddesine aykırı davranılması,
Yasaya aykırı, sanık …‘ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.