Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2016/15885 E. 2016/12880 K. 17.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/15885
KARAR NO : 2016/12880
KARAR TARİHİ : 17.11.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalıların … sok. No:6’da bulunan taşınmazın müşterek sahibi olduklarını, davacının 2004 yılında binanın bodrum katını işyeri olarak kullanılmak üzere tamir ettirdiğini, bahçe duvarı ve çevre düzenlemesi yaptırdığını, 60.000,00 TL’nin üzerinde harcama yapıldığını, davalıların her birine düşen masrafın 20.000,00 TL olduğunu, talep etmesine rağmen davalıların bedeli ödemediğini, haklarında başlatılan takibe itiraz ettiklerini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar cevabında; davacının bodrum katını düğün salon yapmak üzere kiraladığını, kendisine göre tadilat yaptığını, ruhsat alamadığından işyerini açamadığını, davacının kira borcunu da ödemediğini, taşınmazın daha sonra başka bir kişiye kiraya verildiğini, kiracının tadilat masraflarını üstlendiğini, kira bedelinin kendi paylarına düşenin eksik ödenmekte olduğunu, yapılan tadilat ile ilgili belge ibraz edilmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalıların … 10.İcra Müdürlüğünün 2012/13776 E. sayılı takip dosyasındaki itirazlarının kısmen iptali ile takibin 26.686,68 TL asıl alacak ve bu miktara takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte devamına, fazla istemin ve inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- ) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-) Sebepsiz zenginleşme, bir kimsenin mal varlığının geçerli (haklı) bir sebep olmaksızın diğer bir kimsenin mal varlığı aleyhine çoğalması (zenginleşmesi) demektir. Sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talep edilebilmesi için borçlunun mal varlığından bir başkasının aleyhine olarak bir zenginleşme meydana gelmeli, zenginleşme ve zenginleştirici olay arasında illiyet bağı bulunmalı ve zenginleşme haklı bir sebebe dayanmamalıdır.
Kural olarak davacı, davalılardan taşınmaz üzerinde yaptığı muhtesat ve faydalı giderler nedeniyle taşınmazın satış bedelinde bir artış olmuş ise, bu artan değerin davalıların paylarına isabet eden miktarını sebepsiz zenginleşme kuralları uyarınca isteyebilir.
Somut olayda; davacının taşınmaza masraf yaptıkları, davacının yaptıkları imalat bedeli kadar da davalıların sebepsiz zenginleştiği tartışmasızdır. Davaya konu uyuşmazlık yapılan imalatların türü ve niteliğinde olmayıp, bu imalat bedelinin dava tarihi mi yoksa imalat tarihi mi esas alınarak hesaplanacağı hususunda toplanmaktadır. Giderlerin (imalatın) yapıldığı tarih itibariyle sebepsiz zenginleşme miktarının belirlenmesi gerekir.
Bu durumda; mahkemece yapılacak iş, yukarıda açıklanan ilke ve esaslar dikkate alınarak davacının, dava konusu masrafların yapıldığı tarih itibariyle sebepsiz zenginleşme miktarının uzman bilirkişilere hesaplattırılarak karar verilmelidir. Mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalılar yararına HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacı tarafa iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.11.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.