Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2016/2733 E. 2016/7563 K. 16.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2733
KARAR NO : 2016/7563
KARAR TARİHİ : 16.11.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet

1-… Cumhuriyet Başsavcılığının 18.12.2009 tarihli iddianamesi ile sanığın yetkilisi olduğu … Ltd. Şti’nin 2004/4-12. ayları ile 2005/1-8. aylarında şirket kapasitesinin çok üzerinde olacak biçimde sahte fatura düzenleyip yüksek matrahlı KDV beyan ettiği iddiası ile açılan davada, sahte fatura düzenlemek suçunun oluşabilmesi için sahte faturaların 213 sayılı VUK’nun 230. maddesinde sayılan zorunlu unsurları taşıması gerektiği aksi takdirde ilgili Kanunun 227/3. maddesine göre hiç düzenlenmemiş sayılacağı ve sanığın düzenlediği iddia olunan faturaların asılları veya onaylı örneklerinin dosya içerisinde bulunmaması karşısında; sahte fatura düzenleme suçunda suç tarihinin düzenlenen son fatura tarihi olduğu cihetle, 2005 takvim yılında düzenlendiği iddia olunan sahte faturanın dava zamanaşımı yönünden önemli olduğu da nazara alınarak gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek bir biçimde belirlenebilmesi bakımından, anılan yıllara ait fatura ayrıntılarının vergi dairesinden sorularak her takvim yılı için kanaat oluşturacak sayıda fatura aslı ya da onaylı suretinin temin edilip dosya arasına konulmasından sonra, yasada öngörülen zorunlu bilgileri içerip içermediği incelenerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule Göre de;
2-Sahte fatura düzenleme suçlarında her takvim yılında işlenen suçların birbirinden ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu, ancak aynı takvim yılı içerisinde farklı aylarda/zamanlarda düzenlenen sahte fatura eylemlerinin bir bütün halinde zincirleme sahte fatura düzenleme suçunu oluşturacağı, suç tarihinin de son faturanın düzenlendiği tarihe göre belirleneceği cihetle; somut olayda sanık hakkında, “2004-2005 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme” suçlarından kamu davası açıldığı, her takvim yılındaki eylemlerin ayrı ayrı zincirleme biçimde işlenmiş suçları oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde zincirleme suç hükümleri de uygulanmadan tek hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini,
3-213 sayılı VUK 359/b-1 uyarınca belirlenen temel cezadan indirim uygulanırken 765 sayılı TCK 59. madde uyarınca indirim yapılıp, 5237 sayılı TCK 51. madde uyarınca cezanın ertelenmesine karar verilerek karma uygulama yapılması isabetsizliği, yasaya aykırı,
4- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonuç ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 16.11.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.