YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8472
KARAR NO : 2016/12060
KARAR TARİHİ : 24.10.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki nafaka davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların … 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/103 esas, 2014/115 karar sayılı ilamı ile boşandıklarını ve bu karar ile müşterek çocuk lehine aylık 200 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, ancak aradan geçen zaman içerisinde bu nafakanın yetersiz kaldığını belirterek, iştirak nafakasının aylık 800 TL’ye çıkartılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile … 1.Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından tarafların müşterek çocuğu yönünden takdir edilen aylık 200 TL iştirak nafakasının dava tarihinden geçerli olmak üzere ve her ayın 20’sinde ödenmek kaydı ile aylık 280 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, mahkemece takdir edilen nafakaya her yıl ÜFE oranında faiz işletilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Medeni Kanunu’nun 327/1. maddesinde; çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderlerin anne ve baba tarafından karşılanacağı hükme bağlanmıştır. Aynı yasanın 328/1.maddesi hükmü gereğince ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir.(TMK. nun 329/1. maddesi)
Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun giderleri de gözönünde bulundurulur. (TMK. nun 330/1. maddesi)
TMK.’nın 331.maddesine göre; durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler.
Tüm bu maddeler doğrultusunda mahkemece iştirak nafakası miktarı belirlenirken; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, çocuğun yaşı, eğitimi ve ihtiyaçları gözönünde bulundurulmalıdır.
Somut olayda, dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacı annenin hemşire olduğu ve aylık 2.150 TL maaş aldığı, yeniden evli olduğu, davalı babanın ise eczanede çalıştığı, aylık 2.400 TL gelirinin bulunduğu, aylık 1.100 TL kira ödediği, yeniden evli olduğu, müşterek çocuğun ise 2003 doğumlu olduğu anlaşılmaktadır.
Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, günün ekonomik koşulları, müşterek çocuğun çocuğun yaşı ve ihtiyaçları nazara alındığında mahkemece takdir edilen nafaka miktarı azdır. O halde, davalı babanın tespit edilen geliri ile orantılı olacak şekilde TMK.nun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesine göre uygun miktar nafakaya hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 24.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.