YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/19095
KARAR NO : 2016/13908
KARAR TARİHİ : 20.10.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : 5395 sayılı yasaya göre koruma kararı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz eden davalı, temyiz dilekçesinde adli yardım talebinde bulunmuştur. Adli yardıma ilişkin usul ve esaslar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 334-340. maddelerinde düzenlenmiş olup, aynı Kanunun 336/3. maddesine göre adli yardım talebi kanun yollarına başvuru sırasında Yargıtay’a da yapılabilir. Temyiz edenin adli yardım talebini içeren dilekçesi ve dosya kapsamındaki belge ve bilgiler birlikte değerlendirildiğinde; temyiz edenin kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken kanun yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu kanaatine varıldığından, adli yardım talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacı kurum küçükler 15.09.2007 doğumlu … ve 14.07.2009 doğumlu … hakkında 5395 sayılı yasaya göre acil koruma kararının alınmasını talep etmiştir.Mahkemece; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda küçükler hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 5. maddesi gereğince bakım, danışmanlık, eğitim ve sağlık tedbirlerinin uygulanmasına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Korunmaya muhtaç çocuklar hakkında, Kanunda öngörülen tedbirlerin alınması, küçüğün haklarına etkili olduğu gibi, yasal temsilcilerinin haklarına da etkilidir. Bu bakımdan davanın küçüğün yasal temsilcisine ve tarafına yükümlülük yüklenen kuruma husumet yöneltilerek görülmesi, göstermesi halinde onların da delillerinin toplanması gerekir. Mahkemece küçüğün yasal temsilcisine ve kuruma hukuki dinlenilme hakkı (HMK m. 27) çerçevesinde delillerinin sorulması ve gösterdikleri takdirde usulünce toplanıp, tüm deliller değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, duruşma açılmadan ve ilgililere tebliğ yapılmadan evrak ürerinde, savunma haklarının kısıtlanması sonucunu doğuracak şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair yönlerin incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.20.10.2016(Prş.)