YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5738
KARAR NO : 2016/7645
KARAR TARİHİ : 17.11.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-“Sahte fatura düzenlemek” ve “sahte fatura kullanmak” suçlarının birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olduğu, 5271 sayılı CMK.nun 225. (1412 sayılı CMUK.nun 257 ve 150.) maddesi uyarınca hükmün konusu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, iddianamede sanığın sahte fatura kullanmak ve düzenlemek suçlarından cezalandırılmasının talep edildiği, Gelir İdaresi Başkanlığı mütalaasının ve vergi suçu raporu,vergi tekniği raporlarının ise sahte fatura düzenlemek suçu ile ilgili olduğu anlaşılmakla; 213 sayılı Yasanın 367. maddesi gereğince dava şartı olan “mütalaa”nın temin edilebilmesi amacıyla dosyanın idareye gönderilerek 2005,2006 takvim yıllarında sahte fatura kullanmak suçlarından mütalaa verilip verilmeyeceğinin sorulmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla, sahte fatura düzenlemek ve kullanmak suçları aynı suç kabul edilip yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle hükmün karıştırılması,
2- Sahte fatura düzenlemek ve kullanmak suçlarında suçun maddi konusunun fatura olması ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ”Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanun’un Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır” şeklindeki düzenlemeye göre faturaların Vergi Usul Kanunu’nun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi karşısında, 2005,2006 yılına ait fatura ayrıntılarının Vergi Dairesi’nden sorularak kanaat oluşturacak sayıda fatura aslı ya da onaylı suretinin istenerek, 2005,2006 yıllarında düzenlenen en son fatura tarihleri de belirlenip; maddi gerçeğin, lehe yasanın ve zamanaşımı süresinin kuşkuya yer vermeyecek biçimde tespiti bakımından dosya arasında bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi, vergi tekniği ve kaçakçılık suçu raporlarında bahsedilen suça konu faturaların, gerçek alım-satım karşılığı düzenlenip düzenlenmediğinin belirlenmesi bakımından, mal ve para akışını gösteren taşıma ve sevk irsaliyeleri, teslim-tesellüm belgeleri, bedellerinin ödendiğine dair ticari teamüle uygun kanıtlama yeteneği olan banka hesapları ve kasa mevcudu ile uyumlu geçerli belgeler olup olmadığı ve faturaları kullananlar hakkında karşıt inceleme yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa düzenlenen raporlar, açılmışsa dava dosyaları getirilip incelenerek özeti duruşma tutanağına geçirilip bu dosyayı ilgilendirilen delillerin onaylı örnekleri dosyaya aktarılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
3- Kabule göre ise; uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenemeyen hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonuç ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 17.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.