Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2016/10586 E. 2016/7605 K. 16.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10586
KARAR NO : 2016/7605
KARAR TARİHİ : 16.11.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet
HÜKÜM : Defter ve belgeleri gizlemek, ibraz etmemek suçundan: Beraat
Sahte fatura kullanmak suçundan: Mahkumiyet

I- Sanık hakkında “defter, kayıt ve belgeleri gizleme, ibraz etmeme” suçundan verilen hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan kurum vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Sanık hakkında “sahte fatura kullanma” suçundan verilen hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
1) … İnşaat…şirketinin yetkilisi olan sanığın 2005 takvim yılında … tarafından düzenlenmiş ve sahte olduğu iddia edilen 6 adet faturayı sahteliğini bilerek kullandığından bahisle açılan kamu davasında; sahte fatura kullanma suçunda suçun maddi konusunun fatura olması, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ”Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanunun Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır” şeklindeki düzenlemeye göre de faturaların Vergi Usul Kanununun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi karşısında, dosya içine faturaların konulmadığı, ayrıca … hakkında düzenlenmiş vergi tekniği raporunun dosya arasına alındığı ancak dava açılıp açılmadığının araştırılmadığı görülmekle, maddi gerçeğin ve suç tarihinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, suça konu altı adet faturanın asıllarının veya onaylı örneklerinin temin edilip dosya arasına konulduktan sonra incelenerek kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi, suça konu faturaların 2005 takvim yılında katma değer vergisinde kullanıldığı iddiasına ve 2005 yılında bu vergi türü yönünden suç tarihinin en son fatura tarihine göre bir sonraki ayın 21. günü olmasına göre suç tarihi belirlenerek dava zamanaşımının değerlendirilmesi, hakkında vergi tekniği raporu düzenlenmiş olan … hakkında 2005 yılı için sahte fatura düzenleme suçundan dava açılıp açılmadığı, açılmışsa akibeti araştırılarak dava dosyaları celp edilip özetinin duruşma tutanağına geçirilmesi, bu davayı ilgilendiren ve sahteliği belirleyen delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi, faturaların gerçek alım satım karşılığı olup olmadığının, mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim tesellüm belgeleri, bedellerinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun kanıtlama yeteneği olan geçerli ödeme belgeleri ve satıcının kasasına ya da banka hesabına girip girmediğinin tespiti ile, faturaları düzenleyen mükellefin yeterli üretimi, mal girişi ya da stok olup olmadığı da dikkate alınarak faturaları düzenleyen kişi ve şirketler ile sanığın ticari defter ve belgeleri üzerinde karşılaştırmalı bilirkişi incelemesi yaptırılması sonrasında toplanan tüm delillere göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi yerine eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Kabule göre de;
a) İddianamede sanık hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanması talep edilmediği halde 5271 sayılı CMK’nun 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması yasaya aykırı,
b) Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanamayacağı, ancak diğer kişiler yönünden hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 16.11.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.