YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10787
KARAR NO : 2016/7841
KARAR TARİHİ : 24.11.2016
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 08.06.2016 gün ve 2015/7367 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 21.06.2016 gün ve KYB. 2016/255170 sayılı ihbarnamesi ile;
Resmi belgede sahtecilik suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204/1. maddesi gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 58/6. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair …33. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/10/2014 tarihli ve 2013/250 esas, 2014/407 sayılı kararının “1- …33. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de, 5237 sayılı Kanun’un 58/1. maddesinde yer alan “ Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin suç tarihi olan 10/05/2012 tarihinden sonra, 08/11/2012 tarihinde kesinleşen …13. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/10/2012 tarihli ve 2012/316 esas, 2012/1259 karar sayılı kararının tekerrüre esas alınmasında ve bu haliyle tekerrüre esas bir mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde,
2-Gerekçeli karar başlığında suç tarihi olarak kabul edilen 10/05/2012 tarihinin, katılanın sanık hakkında şikayette bulunduğu tarih olması ve Cumhuriyet Başsavcılığında alınan beyanında katılan …’in; “şüpheliye 2010 yılının tahminen Mart ayında fotoğraf ve kimlik fotokopimi verdim ben belgeleri verdikten 1 ay kadar sonra bana dilekçemin ekinde fotokopisini sunduğum 4698 ruhsat numaralı 01.06.2006 tarihli T.C. Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün adıma düzenlenmiş olan Gözlükçülük Ruhsatnamesini getirip verdi.” demesi karşısında, suç tarihinin 2010 yılının Nisan ayı olduğunun anlaşılması, 5237 sayılı TCK’nun 51. maddesi uyarınca, mahkemece hükmolunan 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasına ilişkin erteleme kararı verilebilmesi için, sanığın daha önce 3 aydan fazla kasıtlı bir suçtan mahkum olmaması ve mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılmasının gerekli olması cihetiyle, incelenen dosyada, yüklenen suç için suç tarihi itibariyle adli sicil kaydında engel sabıkası bulunmayan sanığın hukuksal durumunun belirtilen yasal ölçütlere göre değerlendirilmesi yerine, “sanığın sabıka durumu itibariyle şartlar oluşmadığından” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmolunan cezanın ertelenmesine yer olmadığına ilişkin karar verilmesinde, isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, bozulması istenilmiş olmakla,
Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
İddianamedeki sevk ve tavsife, temyizin kapsamına, davaya daha önce Yüksek 21. Ceza Dairesince bakılarak 02.02.2016 tarih, 2016/478 Esas ve 2016/637 karar sayısı ile tevdi kararı verilmesine, 26.02.2016 tarih ve 29636 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01.03.2016 tarihinde yürürlüğe giren Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nun işbölümüne ilişkin 12.02.2016 tarih ve 2016/1 sayılı kararının Yargıtay Ceza Daireleri İş Bölümü ortak hükümlerin 4. maddesinde “ceza daireleri yürürlük tarihinden önce kendisine gelen ve daha önceden gelip de bozma ya da her ne suretle olursa olsun daire dışına gönderilen işleri sonuçlandırır. İşin birden fazla dairece temyiz incelemesinin yapıldığı hallerde ise temyiz incelemesi işi daire dışına gönderen dairece yapılır…” düzenlemesine göre, temyiz inceleme görevinin Yüksek 21. Ceza Dairesine ait olduğu anlaşıldığından Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli Daireye gönderilmesine, 24.11.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.