YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10074
KARAR NO : 2016/7833
KARAR TARİHİ : 24.11.2016
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 18.05.2016 gün ve 2016/7026 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 03.06.2016 gün ve KYB. 2016/217301 sayılı ihbarnamesi ile;
Resmi belgede sahtecilik suçundan sanık …’ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair … … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/12/2009 tarihli ve 2008/282 esas, 2009/376 sayılı kararının Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 03/06/2014 tarihli ve 2012/27009 esas, 2014/10869 karar sayılı ilâmıyla onanarak kesinleşmesini müteakip, hükümlü müdafii tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin aynı Mahkemenin 04/11/2015 tarihli ve aynı sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine dair mercii … … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/11/2015 tarihli ve 2015/1443 değişik iş sayılı kararının ” her ne kadar sanık hakkında kayınvalidesi olan müşteki Nuran Bilgi’nin bilgisi ve rızası dışında …Bankası Üsküdar Şubesine ait 4402600 seri nolu 10/08/2007 keşide tarihli ve 1.900,00 Türk Lirası bedelli çeki keşide ederek kullandığı iddiası ile mahkumiyet kararı verilmiş ise de, Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 22/06/2015 tarihli ve 2013/13263 esas, 2015/27213 karar sayılı bozma ilâmında belirtildiği üzere, önceden verilen açık ya da zımni rıza üzerine imzanın taklit edilerek atılması hallerinde sahtecilik kastından söz edilemeyeceği de dikkate alınarak, sanığın istikrarlı tüm savunmalarında, suça konu çeki müştekinin daha önceki rızası doğrultusunda imzaladığını, bu şekilde imzalanıp da ödenen birçok çeklerinin bulunduğunu, aralarında sözlü de olsa bir anlaşmanın bulunduğunu belirterek suçlamaları kabul etmemesi ile müşteki tarafından bankaya ödemeden men talimatı verilmemiş olması karşısında; müştekinin karar kesinleştikten sonra verdiği iddia edilen beyanlarında esasen çekin bilgisi dahilinde imzalandığını, aile içi gelenek olarak kızı ve damadına çeklerini bıraktığını, daha önce de olduğu gibi çekleri kullanmaları için bıraktığını, bu şekilde kendi rızası ile kullanmaları için bıraktığı çeki kızı ve damadının bilgisi dahilinde keşide ettiklerini, ancak başka bazı sebeplerden damadı olan sanığa kızdığı için bir anlık kızgınlık ile şikayetçi olduğunu, daha sonra kızı ile damadının ayrıldığını, aradan uzun zaman geçtiği için mahkemeye gerçeği anlatamadığını, gerçekte damadı olan sanığın sahtecilik kastı olmadan kendi rızası ile hareket ettiğini beyan etmesi karşısında, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule değer olduğu gözetilerek maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeksizin ortaya çıkarılması bakımından, ilgili banka şubesinden müştekinin başka çeklerinin bulunup bulunmadığı, bunların müşteki tarafından itirazsız ödenip ödenmediğinin tespit edilmesi, ayrıca sanığın bu şekilde keşide ettikleri çekleri kimlere verdikleri ve buna ilişkin delillerinin bulunup bulunmadığının sorulmasının gerektiği cihetle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311. maddesi kapsamında yapılacak yeni değerlendirme sonucunda ortaya çıkacak delillerin sanık lehine kabule değer olabileceği gözetilerek itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, bozulması istenilmiş olmakla,
Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarname içeriği yerinde görülmekle, … … 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 05.11.2015 tarihli 2015/1443 değişik iş sayılı kararının CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde ikmaline, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 24.11.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.