Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/26842 E. 2016/13000 K. 03.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/26842
KARAR NO : 2016/13000
KARAR TARİHİ : 03.10.2016

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

K A R A R

Alacaklı vekili, 11.10.2013 tarihinde takip başlattıklarını, borçlunun aynı gün 71.146,03 TL ödeme yaptığını, İcra Müdürlüğü’nce ilk olarak tahsil harcı alınmadan ödemenin yapılmasına karar verildiğini, ancak borçlu vekilinin talebi üzerine önceki karardan dönülerek harç kesintisi nedeniyle 67.432,00 TL ödendiğini, ihtiyati hacze ilişkin masrafların ödemede gözetilmediğini iddia ederek icra müdürünün hatalı işleminin iptalini talep etmiştir.
Borçlu vekili, icra emri tebliğ edilmeden ödeme yapıldığı için tahsil harcının iadesini, yaptıkları ödemeden talep ettiklerini, mahkeme vekalet ücreti ve icra avukatlık ücretinden toplam 1.579,75 TL stopaj kesintisi yapıldığını, ihtiyati haciz masraflarına ilişkin icra emrinde talep olmadığını, 1.287,10 TL % 2 cezaevi harcı mahsup edilerek ödeme yapıldığında, alacaklıya eksik ödeme yapılmadığının anlaşıldığını belirterek şikayetin reddini talep etmiştir.
Mahkemece, şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesinde, kazanç ve ücretlerde kesinti halleri belirtilmiş ve 3. fıkrasında ise; “Yaptıkları serbest meslek işleri dolayısı ile bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden (18.inci maddede yazılı olanlarla kazançları götürü olarak tespit edilen serbest meslek erbabına ve noterlere serbest meslek faaliyetlerinden dolayı yapılan ödemeler hariç).. istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben (Avans olarak ödenenler dâhil) tevkifat yapmaya mecburdurlar.” düzenlemesi mevcuttur.
İİK’nun 138/3. maddesi gereğince de; vekil vasıtasıyla yapılan takiplerde vekalet ücreti miktarının, alacaklı ile borçlu arasında yapılmış sözleşmeye bakılmaksızın icra müdürü tarafından avukatlık ücret tarifesine göre hesaplanacağı, bu şekilde tayin olunan vekalet ücretinin de takip masraflarına dahil olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle borçlu Kurumun icra vekalet ücreti borcunu, icra dairesi vasıtasıyla öderken gelir vergisi kesintisi yapması anılan Yasa maddeleri çerçevesinde mümkün değildir.
Somut olayda, borçlu vekilinin 1.579,75 TL stopaj kesintisi yaptığı anlaşılmıştır. Tahsil harcı iadesinde ve cezaevi harcı düşülerek ödeme yapılmasında isabetsizlik bulunmamakta ise de, alacaktan stopaj kesintisi yapılamaz. Ayrıca ihtiyati hacze ilişkin avukatlık ücreti ve masrafların takip talebinde istendiği icra dosyasının incelenmesinden anlaşılmıştır. Hesaplamada stopajla ilgili kesinti yapılamayacağı ve ihtiyati hacze ilişkin masrafların dikkate alınması gerektiği göz önünde bulundurularak, şikayetin sonuçlandırılması gerekirken eksik inceleme ile sonuca gidilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.