Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/19115 E. 2016/13109 K. 22.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19115
KARAR NO : 2016/13109
KARAR TARİHİ : 22.11.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı tarafça istenilmekle, daha önceden belirlenen 22.11.2016 duruşma günü için tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av. … geldi. Aleyhine temyiz olunan davacılar vekili Av. … geldi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00′ e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilleri … ve …’nin oğlu diğer müvekkillerinin kardeşi olan …’in, evlerinin yakınında bulunan oyun alanında arkadaşları ile oynadığı sırada davalıya ait elektrik direğinden kaynaklı elektrik çarpması sonucunda vefat ettiğini, olayın davalı şirketin gerekli tedbirleri almaması nedeniyle meydana geldiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere, müvekkillerinden … ve … için 1.000’er TL maddi ve 135.000’er TL manevi, müvekkilleri …, ve … için 1.000’er TL maddi ve 30.000’er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 17.02.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat istemini davacı … için 17.276,41 TL’ye, davacı … için 22.398,29 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin ölüme sebebiyet verdiği iddia edilen direğin periyodik bakımını 21.11.2009 tarihinde yaptığını, elektrik direklerinin her zaman büyük tehlike arz ettiğini, küçük…’nin anne ve babası olan davacıların gözetim yükümlülüklerini yerine getirmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, davacı … için 22.398,29 TL maddi ve 110.000 TL manevi, davacı … için 17.276,41 TL maddi ve ve 110.000 TL manevi, davacılar …, ve … için 30.000’er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davalı tarafın sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava, ölüm nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanununun 47. maddesi hükmüne göre; hâkimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı, adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Dava konusu olayın oluş biçimi, olayın özellikleri, ekonomik olgular ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde; mahkemece ölen küçüğün kardeşleri olan davacılar , … ve … lehine takdir olunan manevi tazminatlar biraz fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalı tarafın sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı için takdir edilen 1.350 TL vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalıya verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.