Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2016/11396 E. 2016/7762 K. 23.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/11396
KARAR NO : 2016/7762
KARAR TARİHİ : 23.11.2016

Sanık hakkında trafik tescil belgesine sahte muayene yapmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçundan yapılan yargılama sonucunda; … Asliye Ceza Mahkemesince verilen 08.04.2014 tarihli hükmün sanık müdafiinin temyizi üzerine, sanığın mahkumiyetine ilişkin Dairemizin 18.02.2016 gün ve 2016/295 esas, 2016/1277 karar sayılı bozma kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.10.2016 gün ve 2016/351030 sayılı yazısı ile 6352 sayılı Kanun’un 99. maddesi ile değişik 308. maddesi uyarınca sanığın 16.09.2009 tarihli eyleminin 03.03.2010 tarihli iddianame ile açılan davada … 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/87 Esas, 2010/302 karar sayılı dosyasındaki eylemler bakımından zincirleme işlenmiş suç hükümleri kapsamında kaldığından bahisle, infazın durdurularak, verilen onama kararının kaldırılıp, hükmün bozulması gerektiği yönünde, itirazda bulunulması üzerine dosya yeniden okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında …plakalı araca ait tescil belgesine 16.09.2009 tarihinde sahte muayene işlemi yaptığı iddiası ile dava açılarak mahkumiyet hükmü verildiği, yine aynı sanık hakkında 15 adet aracın trafik tescil belgelerinde sahte muayene işlemleri yapmak suçlarından 03.03.2010 tarihli iddianame ile açılan … 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/87 Esas, 2010/302 karar sayılı ilamı ile sanığın 12.05.2009 tarihine kadar olan eylemleri nedeniyle mahkumiyet hükmü verildiği ve bu kararın Yargıtay 9. Ceza Dairesi 15.03.2012 tarih 2012/2318-3443 sayılı kararı ile vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onandığının anlaşılması karşısında; sanığın incelemeye konu dosyasındaki suç tarihi 16.09.2009 olup, … 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/87 Esas, 2010/302 karar sayılı dosyasının sanığın 12.05.2009 tarihine kadarki eylemleri nedeniyle 03.03.2010 tarihli iddianame ile açıldığı, incelemeye konu dosya bakımından hukuki kesinti olmadan bu suçun işlendiği; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.04.2014 gün ve 2013/11-397-2014/202 sayılı kararında açıklandığı üzere, resmi belgede sahtecilik” suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu gözetilerek, incelemeye konu eylemeler arasında dört aya yakın bir zaman geçtiği, bu zaman aralığında suç işleme kararının yenilenmediği, sanığın fiillerinin her birinin bir suç işleme kararının yerine getirilmesi amacıyla kanunun aynı hükmünü, kısa zaman aralıkları içerisinde birkaç kez ihlal etmek suretiyle zincirleme tek suçu oluşturduğu cihetle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde olduğundan kabulü ile Dairemizin 18/02/2016 gün ve 2016/295-1277 esas-karar sayılı İLAMININ KALDIRILMASINA,
1-UYAP kontrol edildiğinde sanık müdafiinin e-imza tarihinin 14.04.2014 olduğu cihetle; temyizin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında …plakalı araca ait tescil belgesine 16.09.2009 tarihinde sahte muayene işlemi yaptığı iddiası ile açılan davada,eyleminin hukuki kesintinin gerçekleştiği 03.03.2010 tarihli iddianame tarihinden önce olduğu ve bu iddianameye istinaden açılan, … 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/87 Esas, 2010/302 Karar sayılı dosyasındaki eylemler ile zincirleme tek suçu oluşturduğu, … 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/87 Esas, 2010/302 Karar sayılı dosyasında sanık hakkında TCK’nın 204. maddesinin uygulanmasında en üst hadden temel ceza belirlenip, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasında da aynı Yasanın 43. maddesi uyarınca ¾ oranında, yine en üst oranda arttırım uygulanarak, sonuç olarak 6 yıl 15 ay 15 gün hapis cezası verildiği ve bu kararın Yargıtay 9. Ceza Dairesince onanarak kesinleştiği, bahse konu dosyadaki eylem her ne kadar diğer eylemler bakımından zincirleme teşkil edecek bir eylem ise de, … 10. Asliye Ceza Mahkemesinde en üst hadden ceza verilip arttırıldığı gözetildiğinde bu eylem nedeniyle ilave cezaya hükmedilemeyeceğinden, ek ceza verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-Suça konu belgenin akıbeti hakkında karar verilmemesi isabetsizliği,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık hakkındaki İNFAZIN DURDURULMASINA; 23.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.