Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2016/928 E. 2016/7844 K. 24.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/928
KARAR NO : 2016/7844
KARAR TARİHİ : 24.11.2016

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 16.10.2015 gün ve 2015-20844/66821 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 25/01/2016 gün ve 2015/386463 sayılı ihbarnamesi ile;
Resmi belgede sahtecilik suçundan sanık …’in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 342/1, 80, 81/1 ve 71. maddeleri gereğince 10 yıl 12 ay ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına dair … Ağır Ceza Mahkemesinin 18/11/2003 tarihli ve 1998/97 esas, 2003/243 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun uygulanmasının sanığın lehine olmayacağı gerekçesiyle talebin reddine dair … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/09/2005 tarihli ve 1998/97 esas, 2003/243 sayılı ek kararının “ … 1. Ağır Ceza Mahkemesince yerinden uyarlama talebi üzerine verilen 14/09/2005 tarihli ek kararın kesinleşmiş olması sebebiyle, bu karar üzerine infaz aşamasında aynı mahkeme tarafından verilen 31/10/2005 tarihli ve 1998/97 esas, 2003/243 sayılı ek kararı ile 05/11/2013 tarihli 2013/190 esas, 2013/344 sayılı ek kararların hukuken yok hükmünde olduğu düşünülerek yapılan incelemede,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa ya da cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden, evrak üzerinden karar verilmesinde isabet görülmediğinden.” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, bozulması istenilmiş olmakla,
Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Uyarlama talebi üzerine verilen 14.09.2005 tarihli ek kararın kesinleşmesinden sonra, aynı konuda verilen 31.10.2005 ve 05.11.2013 tarihli ek kararların yok hükmünde olduğu kabul edilmiştir.
İncelenen dosyaya içeriğine göre, ihbarnamedeki kanun yararına bozma isteği yerinde görüldüğünden; … 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 14.09.2005 tarihli 1998/97 esas ve 2003/243 karar sayılı ek kararının CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi gereğince müteakip işlemlerin mahallinde takdir ve ifasına, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.11.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.