YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2349
KARAR NO : 2016/7715
KARAR TARİHİ : 21.11.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet
HÜKÜM : Sanıklar …, … ve … haklarında 2006-2007 yıllarında sahte fatura düzenlemek suçundan: Beraat Sanıklar hakkında 2004-2005 yıllarında sahte fatura düzenlemek suçundan: Ortadan kaldırılma Sanıklar … ve … haklarında 2006-2007 yıllarında sahte fatura düzenlemek suçundan : Mahkumiyet
I- Sanık … hakkında “2006 ve 2007 takvim yıllarında sahte fatura kullanmak” suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine karşı sanık … müdafiinin, sanıklar … ve … hakkında “2006 ve 2007 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek” suçlarından kurulan beraat hükmüne karşı katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yokluğunda verilip usulüne uygun olarak 17.03.2015 tarihinde tebliğ edilen hükmü, yasal süresinden sonra 25.03.2015 havale tarihli dilekçe ile temyiz ettiği anlaşılan sanık …’in temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca reddine dair yerel mahkemenin 14.04.2015 tarihli ek kararında bir isabetsizlik görülmediğinden bu karara karşı sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle; sanıklar … ve … hakkında yapılan yargılamada, elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı mahkemece dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
II- Sanık … hakkında “2006 ve 2007 takvim yıllarında sahte fatura kullanmak” suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine karşı sanık … müdafiinin, sanık … hakkında “2006 ve 2007 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek” suçundan kurulan beraat hükmüne karşı katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
1- 5271 sayılı CMK’nun 225. (1412 sayılı CMUK’nun 257 ve 150.) maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, vergi suçu raporu ile vergi dairesi başkanlığının “sahte fatura düzenlemek” suçundan verdiği mütalaaya uygun olarak …Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 23.06.2009 gün ve 2009/26327 esas sayılı iddianamesi ile sanık …’ün “sahte fatura düzenlemek” suçundan cezalandırılmasının talep edildiği, birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olan ”sahte fatura düzenlemek” ve ”sahte fatura kullanmak” suçlarının birbirine dönüşmeyeceği gözetilmeden, kararın gerekçesinde sanığın sahte fatura düzenlediği kabul edildiği halde iddianame dışına çıkılıp dava konusu yapılmayan “sahte fatura kullanmak” suçundan yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle hüküm ile gerekçe arasında çelişkiye neden olunması,
2- Sanık … hakkında 2006 ve 2007 takvim yıllarında sahte fatura düzenlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek bir biçimde tespiti bakımından, 2006 ve 2007 takvim yıllarında düzenlenen faturaları kullandıkları belirtilen şahısların ve şirket yetkililerinin tespiti ile suça konu faturaları kimden ve hangi hukuki ilişki karşılığında aldıklarının, sanık ile muhatap olup olmadıklarının sorulması, gerektiğinde suça konu faturaların sanığa aidiyeti hususunda imza ve yazı incelemesi yaptırılması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Sahte fatura düzenlemek suçlarında, suçun maddi konusunun fatura olması, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ”Bu Kanun’a göre kullanılan veya bu Kanun’un Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır” şeklindeki düzenlemeye göre de faturaların Vergi Usul Kanunu’nun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi karşısında; ilgili yıllara ait fatura asılları veya onaylı örneklerinden yeter sayıda temin edilip dosya arasına konulmasından sonra incelenerek, Kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık … müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sanık … yönünden sair yönleri incelenmeksizin, sanık … yönünden ise hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık … yönünden kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 21.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.