Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2015/20672 E. 2016/14020 K. 24.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20672
KARAR NO : 2016/14020
KARAR TARİHİ : 24.10.2016

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma-Ziynet Alacağı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından, kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen nafakalar, tazminatlar, ziynet alacağı, harç ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesi uyarınca boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Dinlenen bir kısım davacı tanıkların sözleri, maddi olaylara dayanmamakta soyut ve genel nitelikte, bir kısım tanıkların anlatımları ise sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibaret olup, bir kısım beyanlarda geçen olaylar ise tarafların evlilik tarihlerinden önce gerçekleşen olaylar olup boşanma davasında kusur belirlemesinde dikkate alınamaz. Gerçekleşen bu durum karşısında, toplanan deliller, Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesinde yer alan evlilik birliğinin temelinden sarsılması durumunu kabule yeterli değildir. Davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Ne var ki, boşanma hükmü temyiz edilmediğinden bu husus bozma sebebi yapılmamış, yanlışlığa işaret edilmekle yetinilmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
3-Mahkemece, davalı erkek tam kusurlu bulunarak davacı kadın yararına maddi ve manevi tazminata (TMK m. 174/1-2) hükmedilmiş ise de, yukarıda 1. bentte belirtildiği üzere davalı erkeğin kusurlu bir davranışı kanıtlanamamıştır. Davalı erkeğe bir kusur yüklenemeyeceğine göre Türk Medeni Kanunun 174/1-2. maddesi koşulları gerçekleşmemiştir. Davacı kadının maddi ve manevi tazminat isteklerinin reddi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
4-Davacı kadın, dava dilekçesinde talep ettiği ziynetlerin sadece aynen iadesini istemiş, 16.04.2015 tarihli ıslah niteliğindeki dilekçesi ile de dava dilekçesinde belirttiği ziynet eşyalarının aynen iadesi, olmadığı takdirde 33.032 TL. bedelinin dava tarihinden itibaren faiziyle tahsilini istemiş olup, mahkemece davacının ziynet alacağı talebinin kabulü ile aynen iadesine veya bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsiline hükmedilmiştir. Davacı kadın ıslah dilekçesiyle ilk defa bedel talebinde bulunduğundan, ıslah tarihi olan 16.04.2015 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, bu husus nazara alınmadan kabul edilen ziynet alacağı bedeline dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerin ise yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.24.10.2016(Pzt.)