YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20049
KARAR NO : 2016/13104
KARAR TARİHİ : 22.11.2016
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle; daha önceden belirlenen, 22.11.2016 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; temyiz eden davalı vekili Av…. geldi. Karşı taraf davacı vekili Av. … geldi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı şirket davalı şirketin kendileri aleyhine … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2003/770 Esas sayılı davası ile kendileri ile birlikte adi ortaklık oluşturarak, dava dışı şirketlerin oluşturdukları ortak girişimin iş sahibi olduğu … Otoyolu … bağlantı yolu otoyol gövdesi inşaat işini birlikte aldıklarını iddia edip ortak girişimden alınan hakediş bedellerinin 1/2’ni talep ettiğini, mahkemece kendileri ile davalı şirketin adi ortaklık oluşturdukları bu nedenle hakedişlerin paylaşımının eşit şekilde yapılmasına karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, mahkemece paylaşımın eşit şekilde olmasına karar verildiğine göre masraflarında eşit oranda paylaşılması gerektiğini, kesinleşen kararda masraflara ilişkin bir inceleme yapılmadığını ve bu hususta karar verilmediğini, masrafları kendisinin yaptığını ve bu miktarın 618.802.060,474 TL (eski TL) olduğunun vergi denetim raporu ile belirlendiğini, ayrıca vergi idaresine ödenen 57316 TL’nin yarısındanda davalının sorumlu olduğunu, davalı hissesine düşen toplam 338.059,03 TL’nın 2011/17839 2012/14693(yeni TL) faiziyle birlikte tahsili için takip yaptığını, ancak takibe itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı, … 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/770 E. Sayılı davasındaki kararın kesin hüküm oluşturduğunu, vergi denetim raporunun sadece vergisel işleme ilişkin bulunduğunu, davacı ile adi ortaklık oluşturup birlikte iş yaptıklarını ve işin neticesinde belirlenen alacağı tahsil ettiklerini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, …. 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/770 sayılı dosyasının kesin hüküm teşkil etmediği, alınan bilirkişi raporunun benimsendiği gerekçesiyle davalının itirazının 338.059,03 TL asıl alacak, 732.529,04 TL işlemiş faiz (BK 527. maddesi) olmak üzere toplam 1.070.588,07 TL üzerinden iptaline karar verilmiştir.
Hükmün, davalı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 05.06.2012 tarih ve 2011/17839 Esas – 2012/14693 Karar sayılı ilamı ile davalının sair temyiz itirazlarının reddi ile “… öncelikle idareci ortak konumunda bulunan davacı şirketten, yaptığını iddia ettiği masraflar konusunda hesap istenmeli, davalı şirkete bu hususta ne diyeceği sorulmalı, tarafların bu konuda uzlaştıkları ve uzlaşamadıkları konular belirlenmeli, akabinde mahallinde konusunda uzman bilirkişi kurulu vasıtasıyla keşif yapılarak, adi ortaklığın konusunu oluşturan işin yapılması için gerekli olan gerçek maliyet miktarının yapıldıkları, tarih itibariyle değerlerinin ne olduğu belirlenmeli, gerçek maliyet bedeli ile davacı tarafın bildirdiği ve ispatladığı harcama kalemleri toplanmalı (mükerrer toplamdan kaçınılarak) ve kesinleşen … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/770 sayılı davasında alınan 30.9.2002 tarihli bilirkişi kurulu raporunda davalı … Ltd. Şti. tarafından yapıldığı belirlenen masraflar ve ödemelerde değerlendirilerek her bir tarafın hissesine düşen masraf miktarı belirlenmeli ve akabinde davacının davalıdan talep edebileceği masraf miktarı saptanmalı, saptanan bu masraf için geçmişe yönelik masraf istenemeyeceği de gözetilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemenin değinilen bu yönleri gözardı ederek eksik ve yetersiz bilirkişi raporunu esas almak suretiyle yazılı şekilde karar vermesi usul ve yasaya aykırıdır.” gerekçesi ile bozulmuştur.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda mahkemece, teknik bilirkişilerin rayiç değerlere göre yaptıkları değerlendirme sonunda masraflara ilişkin maliyet tutarının toplam 548.081,79-TL olduğunun tespit edildiği, masraflara ilişkin fatura ve kayıt belgeleri bulunan toplam miktarın 557.568,64-TL olduğu, ve bu miktarın 1/2’si olan 278.784,32-TL’den davalı tarafın sorumlu olduğu, yine davacı tarafça ortaklık kazancı nedeniyle 17/12/2005 tarihli, 40.612,20-TL, yine aynı tarihli 16.704,39-TL, toplamı 57.316,59-TL vergi miktarının 1/2’si olan 28.658,29-TL’den davalı tarafın sorumlu olduğu, buna göre davanın toplam 307.442,61 TL miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen muavin defter kayıtları, vergi denetim raporu ve davacı tarafça sunulan fatura ve masraf belgeleri karşılaştırılmak suretiyle incelenmiş, mali ve muhasebe incelemeleri sonucunda fatura ve kayıt belgeleri bulunan masraf gider nevilerinin 557.568,64 TL olduğu, teknik incelemeler ve değerlendirmeler sonucunda ise, bu işin yapımında Karayolları birim fiyat analiz işçilik ve malzeme miktarına göre işin yapıldığı yıl rayiçleriyle yapılan hesaplamalar sonunda maliyetin 464.476,09 TL olduğu, inşaat kalemleri dışında yer alan mali kayıtlardaki rakamların alınması ile bu rakamın 775.235,00TL olacağı, belgelerle tespit edilen 557.568,64 TL üstünlük tanınması kanaatinde olduklarını belirterek raporlarını ibraz etmişlerdir.
Taraflarca, birlirkişi raporuna haklı nedenlerle itiraz edilmiş, yeni bir bilirkişi heyetinden yeniden rapor alınmasını talep etmişler, mahkemece tarafların talepleri raporun karar vermeye yeterli olduğu gerekçesiyle talepleri reddedilmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 05.06.2012 tarih ve 2011/17839 Esas – 2012/14693 Karar sayılı bozma ilamında, mahallinde konusunda uzman bilirkişi kurulu vasıtasıyla keşif yapılarak, adi ortaklığın konusunu oluşturan işin yapılması için gerekli olan gerçek maliyet miktarının, yapıldıkları tarih itibariyle değerlerinin ne olduğu belirlenmesi, gerçek maliyet bedeli ile davacı tarafın bildirdiği ve ispatladığı harcama kalemlerinin toplanması (mükerrer toplamdan kaçınılarak) ve kesinleşen … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/770 sayılı davasında alınan 30.9.2002 tarihli bilirkişi kurulu raporunda davalı … Ltd. Şti. tarafından yapıldığı belirlenen masraflar ve ödemelerde değerlendirilerek her bir tarafın hissesine düşen masraf miktarının belirlenmesi ve akabinde davacının davalıdan talep edebileceği masraf miktarının saptanması, saptanan bu masraf için geçmişe yönelik masraf istenemeyeceği de gözetilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiş ise de mahkemece bilirkişiler tarafından hazırlanan raporda mali ve muhasebe incelemeleri sonucunda fatura ve kayıt belgeleri bulunan masraf gider nevilerinin belirlendiği miktara hükmedilmiş, … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/770 sayılı davasında alınan 30.9.2002 tarihli bilirkişi kurulu raporunda davalı … Ltd. Şti. tarafından yapıldığı belirlenen masraflar ve ödemeler değerlendirilmemiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu 13. Hukuk Dairesi’nin bozma ilamına uygun olmadığı gibi, tarafların haklı itirazlarını da karşılamaktan uzaktır.
Hal böyle olunca mahkemece, bozma ilamında belirtilen şekilde, bozma ilamının gerekleri yerine getirelecek şekilde yeni bir bilirkişi heyetinden taraf itirazlarını da karşılayacak şekilde, taraf ve yargıtay denetimine elverişlibir rapor alınarak sonucu dairesinde karar verilmesi gerekirken eksik ve yetersiz bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SON UÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince taraflar yararına BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 1.350 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacı tarafa verilmesine, davalı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 1.350 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı tarafa verilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.