Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/3505 E. 2016/13162 K. 06.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3505
KARAR NO : 2016/13162
KARAR TARİHİ : 06.10.2016

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi

… ile … aralarındaki mal rejiminden kaynaklanan alacak davasının kabulüne dair…… 10. Aile Mahkemesi’nden verilen 14.10.2014 gün ve 973/713 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … vekili, dava dilekçesinde belirtilen şirket hissesi nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuştur.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile, 103.669,63-TL alacağın 25.12.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Eşler, 18.01.1989 tarihinde evlenmiş, 25.11.2010 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK’nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM 170.m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı Yasa’nın 10, TMK 202/1.m). Tasfiyeye konu …. Nakliyat Turizm İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi, eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 14.12.2006 tarihinde, %25 hissesi davacı adına, %75 hissesi davalı adına olmak üzere kurulmuştur. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK 179.m).
Tarafların evlilik birliğinin devamı içinde kurdukları …. Nakliyat Turizm İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafların serbest iradeleri ile belirledikleri oranlara göre (davacı için %25 hisse, davalı için %75 hisse) adlarına ticaret sicilinde tescilli olduğundan Yargıtay’ın ve Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre aralarında taksime uygun olarak şirket hisselerinin belirlendiğinin kabulü gerekir. Davacının tasfiyesini istediği davalıya ait şirket hissesine yönelik sonradan katkıda bulunduğu iddiası da söz konusu olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ : Davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu nedenle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 1.770,50 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 06.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.