Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/27440 E. 2016/13174 K. 06.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/27440
KARAR NO : 2016/13174
KARAR TARİHİ : 06.10.2016

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR

Borçlu vekili İcra Mahkemesine başvurusunda; takibe dayanak ilamın Yargıtay 18. Hukuk Dairesi’nin 2013/15573 esas sayılı kararı ile bozulduğunu bu nedenle vekil edeni aleyhine … İcra Müdürlüğü’nün 2010/175 esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin dayanaksız kaldığını açıklayarak takibin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme’ce takibin iptaline karar verilmesi üzerine hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İİK’nun 40/1. maddesi gereğince; “bir ilamın nakzı icra muamelelerini olduğu yerde durdurur.” Aynı maddenin 2. fıkrasında ise; “bir ilam hükmü icra edildikten sonra nakzedilip de aleyhinde icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kat’i bir ilamla tahakkuk ederse ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski haline iade olunur.” Bu nedenle borçlunun icranın iadesini isteyebilmesi için (İİK’nun 40/2. maddesi gereğince) bozmadan sonra verilecek kararın kesinleşmesi zorunludur. Dayanak ilam bozulduğunda, takip olduğu yerde duracağından, daha önceden yapılan tahsilatların muhtıra tebliği suretiyle alacaklıdan istenmesi mümkün değildir.
Somut olayda, alacaklının …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/460 Esas 2009/1298 Karar sayılı ilamına dayalı olarak takibe başladığı, dayanak ilamın Yargıtay 18. Hukuk Dairesi’nce temyiz incelemesi sonucunda 24/10/2013 tarihinde bozulduğu, bozma sonrası …. 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/865 esas saylı dosyası üzerinden yeniden yapılan yargılamada bozma ilamına uyulduğu ve davanın reddine karar verildiği ve verilen iş bu kararın alacaklı vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda sıralanan aşamalardan anlaşıldığı üzere; takibe dayanak ilamın bozulması sonrası Mahkemesi’nce verilen karar henüz kesinleşmemiştir. Borçlu, bu aşamada yalnızca ÎİK.nun 40/l.maddesi gereğince takibin durdurulmasını isteyebilir, aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince eski hale getirme isteyemez.
O halde, Mahkemece, takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 06.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.