Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2015/4964 E. 2016/7712 K. 21.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/4964
KARAR NO : 2016/7712
KARAR TARİHİ : 21.11.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

1- 5271 sayılı CMK’nun 225. maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup, iddianamade açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı, belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatma niteliğinin varlığını göstermeyeceği cihetle; sanık hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 27.06.2012 tarihli iddianamesi ile sanığın, … adına düzenlenmiş ancak kendi fotoğrafı yapışık sahte sürücü belgesini kullandığı iddia edilip resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açıldığı, dosyada bulunan suça konu sürücü belgesi üzerinde yapılan incelemede, fotoğraf üzerinde birden çok mühür izi olup belge üzerindeki mühür izi ile uyumlu olmadığı, belge üzerine yapıştırılmış fotoğrafın kenarlarının düzensiz şekilde kesilip sonradan yapıştırılmış olduğu anlaşılmakla, bu haliyle suça konu belgenin iğfal kabiliyetini haiz olmadığı, atılı suçun unsurları itibariyle gerçekleşmediği, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden iddianame kapsamı dışına çıkılarak dava konusu yapılmayan yerleşim yeri belgesi de yargılama konusu yapılmak suretiyle sanık hakkında zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a- 5237 sayılı TCK’nun 43. maddesinde, “değişik zamanlarda” denilmesi karşısında, aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığından, aynı anda ele geçen sahte sürücü belgesi ve yerleşim yeri belgesinin farklı tarihlerde düzenlendiğine dair dosyada kesin delil bulunmayıp, fiilin aynı anda işlendiğinin kabul edilmesi gerekliliği karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, yasaya aykırı,
b- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.