YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1736
KARAR NO : 2016/17942
KARAR TARİHİ : 20.10.2016
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1)Sanığın savunmalarında, olay günü kendisine ait tarlada bulunan buğday balyalarının katılanlar …, … ve … tarafından alındığını gördüğünü, neden aldıklarını sorduğunda ise katılanların kendisine taş atarak saldırdığını belirtmesi ve sanığın da adli raporunda belirtildiği şekilde yaralanmış olması karşısında, haksız tahrik hükümlerini düzenleyen 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinin sanık lehine uygulanıp uygulanmayacağı hususunun karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58/3. maddesi uyarınca TCK’nin 86/2. maddesinde öngörülen seçimlik cezalardan hapis cezası tercih edilerek tekerrür hükümlerinin uygulanması gerekirken, hapis cezalarının TCK’nin 50/2. maddesine aykırı olarak TCK’nin 50/1-a maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmesi,
3) Katılan …’nın kendisini bir vekille temsil ettirdiği gerekçesiyle karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca sanığın, katılana vekalet ücreti ödemesine hükmedilmiş ise de; yaşı küçük katılan için Mahkemenin talebi üzerine… Baro Başkanlığınca bir vekil tayin edildiği, duruşmaların bu vekil tarafından takip edildiği, katılanın bu vekile ayrıca bir vekalet verdiğine ilişkin vekaletnameye dosyada rastlanılmadığı; T.C. Anayasası’nın 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesi uyarınca, 5271 sayılı CMK’nin 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafii ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, mağdur için baro tarafından görevlendirilen zorunlu vekil ücretinin sanıktan alınmasına da hükmedilemeyeceği nazara alınmadan sanığın yazılı şekilde vekalet ücreti ödemesine hükmedilmesi,
Kabule göre de;
4) 28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 81.maddesi ile 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesinde; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir.Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde verilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 20.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.