Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/5820 E. 2016/15088 K. 07.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5820
KARAR NO : 2016/15088
KARAR TARİHİ : 07.11.2016

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı

… ile … aralarındaki katılma alacağı davasının reddine dair … …. Aile Mahkemesi’nden verilen 03…..2014 gün ve 1686/1544 sayılı hükmün …’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR

Davacı … vekili, evlilik birliği içinde edinilen taşınmaz nedeniyle 50.000,00 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, taşınmazın davalının babası tarafından alınarak üç çocuğu adına tescil edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK m. 33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir.
Mal rejiminin devamı süresince, bir eşin sahip olduğu edinilmiş malda, diğer eşin artık değerin yarısı oranında katılma alacak hakkı vardır. Artık değere katılma alacağı; eklenecek değerlerden (TMK m. 229) ve denkleştirmeden (TMK m. 230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere, eşin edinilmiş mallarının (TMK m. 219) toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar çıktıktan sonra kalan artık değerin (TMK m. 231) yarısı üzerindeki diğer eşin alacak hakkıdır (TMK m. 236/…). Katılma alacağı Yasa’dan kaynaklanan bir hak olup, bu hakkı talep eden eşin gelirinin olmasına veya söz konusu mal varlığının edinilmesine, iyileştirilmesine ya da korunmasına katkıda bulunulmasına gerek yoktur.
Artık değere katılma alacak miktarı hesaplanırken, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan malların, bu tarihteki durumlarına göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm (rayiç) değerleri esas alınır (TMK m. 227/…, 228/…, 232 ve 235/…). … uygulamalarına göre, tasfiye tarihi karar tarihidir.
Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar onların paylı mülkiyetinde sayılır. Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edilir (TMK m. 222).

Yukarıdaki değer tespiti, belirleme ve hesaplamaların yapılabilmesi için gerek görülürse konusunun uzmanı bilirkişi veya bilirkişilerden de yardım alınmalıdır.
Somut olaya gelince; eşler, 03…..2000 tarihinde evlenmiş, 03…..2010 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK m. 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK’nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM m. 170), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı yasanın m. …, TMK m. 202/…). Tasfiyeye konu 36221 ada … parsel 44 nolu bağımsız bölüm eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 28.01.2007 tarihinde satın alınarak, davalı eş ve kardeşleri adına …/…’er hisseli olarak tescil edildiği anlaşılmıştır. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK m. 179).
Yukarda açıklanan yasal düzenleme ve ilkeler uyarınca yapılan incelemede;
Dosya içeriğine, toplanan delillere, tapu sicil kaydına, az yukarda yapılan açıklamaya göre, tasfiyeye konu malvarlığının kişisel malvarlığı olduğunu savunan eş iddiasını kanıtlamak zorundadır. Başka bir anlatımla kişisel mal olduğunun ispat yükümlülüğü davalıdadır. Davalı vekili delillerini ….01.2014 tarihli dilekçesi ile bildirmiştir. Söz konusu delil listesinde belirtilen tanık beyanları soyut nitelikte olup tek başına 36221 ada … parsel 44 nolu bağımsız bölümün kişisel mal olduğunu kanıtlamaya yeterli olmadığı gibi, diğer somut delillerle de desteklenmemiştir.
Tüm bu açıklamalar nedeniyle Mahkemece, tasfiyeye konu 36221 ada … parsel 44 nolu bağımsız bölümün …/… hissesinin TMK’nun 222/son maddesi uyarınca edinilmiş mal olduğunun kabulü ile aynı Kanun’un 231 ve devamı maddeleri gereğince davacının artık değere katılma alacağının belirlenmesi ve belirlenen miktarın hüküm altına alınması gerekirken dosya içeriğine uygun düşmeyen hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarda …. bentte gösterilen sebeplerle 6100 sayılı HMK’nun Geçici ….maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince … Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı … gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 27,70 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 07…..2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.