Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2016/3317 E. 2016/17941 K. 20.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3317
KARAR NO : 2016/17941
KARAR TARİHİ : 20.10.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanığa, duruşma gün ve saatini bildirir çağrı kağıdının Tebligat Kanunun 21. maddesine göre tebliğ edildiği 23.01.2014 tarihinde, sanığın başka suçtan cezaevinde bulunduğu ve tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla; 5271 sayılı CMK’nin 231/5. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, 5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesi gereğince denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde açıklanabilmesi için, mahkemece öncelikle duruşma açılıp sanığın duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Sanık hakkında, 28.09.2010 tarih ve 2008/828 Esas, 2010/858 Karar sayılı ilamla hükümlülüğüne, 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, hükmün kesinleşmesinden sonra kasıtlı yeni bir suç işlemesi nedeniyle mahkemesine yapılan ihbar üzerine, duruşma açılıp, yeniden hüküm kurulmuş ise de, temyize, Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hükmün, açıklanmasına karar verilecek yeni hüküm olduğu, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, önceki karara yollama yapılmak suretiyle Anayasa’nın 141/3 ve CMK’nin 34 ve 223, 230. maddelerine aykırı davranılması,
Kabule göre de;
3) Sanığın eylemini silahtan sayılan sopa ile işlediği kabul edildiği halde, sanık hakkında TCK’nin 86/3-e maddesinin uygulanmaması suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,

4) Sanığın savunmalarında, olay tarihinde evlerinin önünde kardeşleri ve arkadaşları ile birlikte sohbet ettikleri sırada, plakalarını bilmediği iki aracın yanlarına geldiğini, içlerinden .., katılan …, …, ..,…ve…’ın indiğini, alkollü olan bu şahısların kendilerine küfrederek,ellerinde sopa ve bıçakla saldırdıklarını, kendilerini korumak için karşılık verdiklerini belirtmesi karşısında, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin araştırılması, bu hususun tespit edilememesi durumunda da sanık lehine TCK’nin 29. maddesindeki haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
5) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 20.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.