YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3904
KARAR NO : 2016/7731
KARAR TARİHİ : 23.11.2016
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi) Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanığın eyleminin TCK’nın 268/1. maddesi yollamasıyla 267/1. maddesinde tanımlanan suçu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri takdir ve tartışma görevi hüküm tarihi itibariyle üst dereceli asliye ceza mahkemesine ait ise de 28.06.2014 tarihinde yayımlanan 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 84/6. maddesi hükmü karşısında tebliğnamedeki bu hususa ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1-Sanığın hırsızlık suçundan yakalandığında hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, kendisini gerçekte var olan … ismiyle tanıttığı, adli muayene raporu ile tutanakların … ismiyle düzenlendiği, … ilçesindeki hırsızlık olayından sonra alınan parmak izleri ile karşılaştırılması sonucu sanığın gerçek kimliğinin tespit edildiği iddiasıyla açılan kamu davasında,sanığın yüklenen suçu kabul etmemesi, Samsun ve Denizli illerine hiç gitmediğini,hiçbir yerde parmak izinin alınmadığını, isminin … ya da … tarafından kullanılmış olabileceğini savunması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde tespiti bakımından, sanığın parmak izleri temin edilerek işbu davaya konu eylem nedeniyle alınan parmak izleri ile karşılaştırılıp yüklenen suçu işleyenin sanık olup olmadığı kesin olarak saptandıktan sonra sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
Yüklenen eylemin TCK’nın 268/1. maddesi yollamasıyla 267/1. maddesinde tanımlanan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu oluşturacağı gözetilmeyerek suç vasfında hataya düşülerek resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 23.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.