Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2016/11238 E. 2016/7697 K. 21.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/11238
KARAR NO : 2016/7697
KARAR TARİHİ : 21.11.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet
HÜKÜM : Düşme

…Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 11.06.2010 tarihli ek iddianamesi ile sanıklar hakkında dava açılan defter ve belge ibraz etmeme suçu yönünden mahallinde zamanaşımı süresi içerisinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
1- Sanıklar hakkında 2004 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca; sanıklara yüklenen “2004 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımı suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının vaki zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırıldığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Sanıklar hakkında 2005 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Sahte belge düzenlemek suçunda, suç tarihinin düzenlenen en son belge tarihi olacağı, dosya içeriğine göre 2005 takvim yılı içerisinde düzenlenen en son belgenin 29.06.2005 tarihli olduğu gözetilerek; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara isnat olunan “2005 yılında sahte fatura düzenlemek” suçunun kanundaki cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e,67/4 maddelerinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleşmediği gözetilmeden, zamanaşımı süresi konusunda yanılgıya düşülerek yazılı şekilde düşme kararı verilmiş olması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.11.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.