YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5837
KARAR NO : 2016/7899
KARAR TARİHİ : 28.11.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
1- Sanığın müşteki adına GSM hattı abonelik sözleşmesini sahte olarak düzenlemek sureti ile özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında, sanığın kollukta suça konu sözleşmelerin daha öncesinde yanında çalışan … isimli kişi tarafından düzenlendiğini savunması ve dosyaya bu kişinin kimlik bilgilerini içeren belgeler sunması, sahte abonelik sözleşmesinin sağ üst köşesinde de “utku” yazılı olması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılması bakımından, … isimli kişinin iddianame konusu olaya ilişkin tanık olarak dinlenmesi, belgelerdeki imza ve yazıların …’ya ait olup olmadığı hususunda rapor aldırılması, imza ve yazıların … isimli kişiye ait olmaması halinde ise sözleşmenin sanığın yetkilisi olduğu işyerinde düzenlenmesi ve elde edilen menfaatin sanığa ait olması nedeniyle suçun sübut bulduğu kabul edilerek hükümden sonra 19/02/2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilerek, sanığa önödeme önerisinde bulunulmasından sonra sonucuna göre hukuki durumunun takdirinde zorunluluk bulunması,
2- Dosya arasında bulunan suça konu belge hakkında herhangi bir karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.