Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2015/9601 E. 2016/7947 K. 30.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9601
KARAR NO : 2016/7947
KARAR TARİHİ : 30.11.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

1-Sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 2. fıkrasındaki “İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilip, sanığa usulüne uygun şekilde ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
2-Kabule göre de;
a-5237 sayılı TCK’nın 43. maddesinde, “değişik zamanlarda” denildiğinden, aynı kişiye karşı aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı cihetle, dosya kapsamında; suça konu belgelerin aynı tarihli olduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suç koşullarının oluşmadığı, eylemin bir bütün olarak tek bir özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu ancak belge sayısının TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel cezanın tayininde nazara alınması gerektiği gözetilmeyerek fazla ceza tayini,
b-Tekerrüre esas alınan ilamın kesinleşme tarihinin suç tarihinden sonra olduğu gözetilmeksizin sanık hakkında koşulları oluşmayan tekerrür hükümlerinin uygulanması,
c- Adli emanette kayıtlı belgelerin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi gerekirken 5237 sayılı TCK’nın 54. maddesi gereğince müsaderesine hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.11.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.